Yalnızların son durağı: Kimsesizler mezarlığı

Kimsesi olmayan onlarca insan her yıl Türkiye'nin dört bir yanındaki kimsesizler mezarlıklarına defnediliyor. Bazen akrabaları gelip cenazeye sahip çıkıyor bazen de miras işi devreye giriyor. Bir tanesini bizim de incelediğimiz bu mezarlar üzerine çalışan akademisyenler ilginç bilgiler aktarıyor.

Son Güncelleme:

Yalnızlık zor. İnsan doğduğundan itibaren etrafında sevdiklerini ister. Peki ölüm döşeğinde? Belki en çok o zaman yalnızlığı hissederiz. Kimsesi olmadan bu dünyaya veda edenler Türkiye'nin dört bir yanındaki kimsesizler mezarlıklarına gömülüyor.  

Türkiye'de bütün illerde kimsesizler mezarlığı bulunuyor. İstanbul'daki en büyük kimsesizler mezarlığı ise Kilyos’ta.

İstanbul'daki kimsesizler mezarlıklarına 2017'den bu yana 639, kadın, erkek ve cinsiyeti tespit edilemeyen (cenin, fetus) naaş defnedildi. Kilyos Mezarlığı, İstanbul'da son 5 yılda kimsesiz kabul edilen 547 kişinin defnedildiği en büyük kimsesizler mezarlığı. Pandeminin başından beri İstanbul'da salgın nedeniyle hayatını kaybeden kimsesizlerin sayısı ise 20. Bunların 16'sı erkek, 4'ü de kadın.

1995'DEN BERİ KİMSESİZLER DEFNEDİLİYOR

Kimsesiz kabul edilenler için mezarlıkta iki bölge belirlenirken insan organları için de ayrılmış bir kısım var.

Mezarlığın alt kısımların da bulunan birinci bölgeyle ilgili mezarlıkta konuştuğumuz mermer işleri yapan bir kişi, "Bu bölgeye 1995'ten itibaren kimsesizleri gömmeye başladılar. Alt kısma artık sadece göçmenler gömülüyor" diyor. 

Anne karnında hayatını kaybeden bebeklerin isimleri levhaların üstünde. Fotoğraf: Gökhan Kam

'HERKESİN BİR NUMARASI VAR'

Göçmenlerin gömüldüğü ilk bölgede en çok demir bir plakanın üzerine yazılmış numaralar göze çarpıyor. Numaraların her biri bir kişiyi temsil ediyor. Mezar işleri yapan bir vatandaş, "Her cenazenin bir numarası var. Bunlar müdürlükte kayıtlı. Daha sonra yakınları ortaya çıktığında bu numarayla cenazesini arıyor" diyor.

İlk bölgenin bazı yerlerinde neredeyse mezar yerlerinin tamamı kaybolmuş durumda. Numara yazan plakaların çoğu kaybolmuş ya da karışmış.

Kimsesizler mezarlığının içerisinde birkaç tanede olsa sonradan yakınları tarafından bulunan ve mezarı yaptırılan meftalar var.

'HER HAFTA 1-2 KİŞİ GELİYOR'

Kilyos Mezarlığı'nda kimsesizlere ayrılan ikinci bölge ise mezarlığın en tepesinde. Diğer mezarlardan duvarlarla ayrılan mezarlığa tabya mezarlık deniyor. Her mezar karşılık ve beton bloklarla ayrılmış. Mezar numaraları 1'den başlayarak sırayla 768'e kadar gidiyor.

Burada bulunan mezar işleriyle uğraşan kişiden numaraların her birinin gömülen kişileri temsil ettiğini öğrendik. Mezar mermeri yapan kişi, "1 mezara bazen 2 kişi gömülüyor. Buraya her hafta 1-2 kişi geliyor." dedi.

'ONLARIN İSMİ NUMARALAR' 

Tabya mezarlıktaki mezarların çoğunda sadece numaralar yazarken çok nadir de olsa mezar taşı olan var. Bunların bazısı mermer bazısı ise sadece taş üzerine, 'Mustafa, Birsen teyze' gibi tanıdıkları tarafından yazılan isimleri.   

"Onların ismi mezarların başında yazan numaralar" diyen mezarlık işleri yapan bir başka vatandaş, "Burası bazıları için bekleme yeri. Ya mirası varsa ya da yakınları sonradan peşine düştüyse gelip burada buluyorlar. Sonra da buradan alıp başka yere defnediyorlar. Bazılarının mezarı olduğu yerde kalıyor mezarını mermer yaptırıyorlar" ifadelerini kullandı.

'MİRASI VARSA YAKINLARI PEŞİNE DÜŞÜYOR'

Bazı kimsesiz cenazelerin yakınlarının sonradan peşine düştüğünü anlatan mezarlık işleri yapan vatandaş, "Bulduklarında ise ya memleketlerine ya da hemen kimsesizler mezarlığının yanı başına boş buldukları yere naklettiriyorlar. Bazılarından da mirası varsa o zaman yakınları peşine düşüyor. Gelip burada bulduktan sonra mirası için sahip çıkıyorlar. Miras için peşine düşenler çok" demekte. 

Sağ ve soldaki çukurlara organlar gömülüyor. 

'KİMSESİZLİK EBEDİ BİR STATÜ DEĞİL'

Türkiye'deki kimsesizler mezarlıkları üzerine çalışmalar yapan Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA)'den Jean Francois Perouse, "Hayatını kaybeden birine sahip çıkılmazsa kimsesiz ilan ediliyor. Adli Tıp Kurumu'nda 3 hafta bekletiliyor. Her ölüye bir numara veriliyor ve bu numaralarla DNA'ları saklanıyor. Böylelikle isimsiz ama asgari bir kimliğe sahip oluyorlar" diyor.

Jean Francois Perouse, "Özellikle İzmir Doğançay Mezarlığı'nda çalıştım. Kimsesiz olarak gömülenlere daha sonradan sahip çıkanların olduğunu gördüm. Yakınları tarafından aranan ve gömüldüğü yerde bir numaraya sahip olanlar tekrar bir kimliğe kavuştular. Kimsesizlik ebedi bir statü değil, değişebilir" demekte.

Kimsesizler mezarlığında daha sonradan ismi belli olup mezar taşı dikilen vatandaşlar da var.

Mezarlıkta uzun zaman geçirildiğinde kimsesizlere karşı onları tanımayan kişiler tarafından bir bir saygının oluştuğunu söyleyen Jean Francois Perouse, "Numaralar bazen kayboluyor tanıyan çıksa da mezarını maalesef bulamıyorlar. Mezarlıklara aileleri tarafından sahip çıkılmayan LGBTİ+ bireyler, intihar eden kişiler de bulunuyor" şeklinde konuştu.

'TÜRKİYE'NİN HER YERİNDEN GÖÇMEN BURAYA DEFNEDİLİYOR'

Van'daki kimsesizler mezarlığına gömülen göçmenler üzerine çalışan, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Suvat Parin, kimsesizler mezarlığının Van'da yerli halkın gömüldüğü mezarlıkların biraz daha dışında ayrı bir alan olarak tahsis edildiğini belirtiyor.

Mezarların üzerinde nerden geldiği, geliş tarihine ilişkin bir takım Farsça yazılmış işaretlemelerin olduğunu anlatan Parin, "Buradan gelen göçmenlerin ülkeye tek başlarına girdikleri anlaşılıyor" diyor.

Parin, sadece Van'da hayatını kaybedenlerin değil Türkiye'nin farklı şehirlerinde hayatını kaybetmiş kimsesiz göçmenlerin de Van'daki kimsesizler mezarlığa gömüldüğünü anlattı. 

gokhan.kam@haberglobal.com.tr

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber