Dünya varyantları konuşuyor... Türkiye'ye has mutasyonlar var mı?

Türkiye mutasyonlu virüsle yatıp mutasyonlu virüsle kalkıyor. Peki İngiltere varyantı gibi Türkiye varyantı da var mı? Aşıda 3. doz önerisi ne anlama geliyor?

Son Güncelleme:

Mutasyonlu virüsün Türkiye’ye de geldiği resmi kaynaklar tarafından açıklanırken bilim dünyası Türkiye’ye has bir mutasyonun oluşup oluşmadığının cevabını arıyor. Bu konuda açıklanmış herhangi bir bilimsel veri yok ancak Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Dr. Hasan Tezer, geçtiğimiz günlerde TRT'ye yaptığı açıklamda Türkiye’ye has mutasyonların olduğunu ancak bu varyantların nasıl etki edeceklerini henüz bilmediklerini ifade etmişti.

Mutasyonlu virüsün bulaş hızının daha yüksek olduğu kabul edilirken gençler üzerinde daha etkili olduğuna yönelik de tezler var. İngiltere’de yapılan bilimsel araştırmalara göre, Covid-19 servis ve yoğun bakımlarında yatan hastaların yaş ortalamasında belirli bir oranda azalma görülmüştü. Ancak bu tespitin varyant nedeniyle mi yoksa kısıtlamaların belirli bir süre gevşetilmesinden dolayı mı olduğu belirlenememişti.

Türkiye’ye has mutasyonların oluşturacağı etki tam olarak bilinmiyor olsa da tespiti noktasında önemli çalışmalar gerekiyor. Ayrıca dünya genelinde görülen varyantların gençlerde oluşturduğu etkiyle ilgili soru işaretleri güncelliğini koruyor. Peki ya salgınla mücadelede kilit nokta olan aşıların varyantlara karşı etkisi ne olacak? ABD, Seattle'da yaşayan ve bir biyoteknoloji şirketinde üst düzey yönetici olarak görev yapan Virolog Semih Tareen haberglobal.com.tr'ye konuştu. 

Dr. Semih Tareen

MUTASYON NASIL TESPİT EDİLİR?

Tareen’in verdiği bilgilere göre dünya çapında 30 bine yakın varyant var ve Türkiye’de de yeni mutasyonlar görülmesi mümkün. Varyantların tespiti için virüslerin genom sekanslarının taranması gerektiğini aktaran Tareen İngiltere’de Covid-19 vakalarının yüzde 10’unun tarandığını bu sayede varyantlar hakkında çokça bilgi sahibi olunduğunu söylüyor. Tareen, “Türkiye’de de yeni varyantlar olabilir ama nasıl veya ne zaman tespit edileceği bu tür yatırımlarla bağlantılı” ifadelerini kullanıyor.

MUTASYONLARDAN NEDEN ENDİŞELENMELİYİZ?

Tareen, virüsün gençleri daha çok etkilediğine dair net bir bilimsel bilgi olmadığını da ifade ediyor. 

Varyantların daha kolay yayıldığının bilindiğini söyleyen Tareen, mutasyonların endişelendirici sebeplerini biyolojik açıdan şöyle sıralıyor: Mutasyonlarda bizi endişelendiren iki durum söz konusu. Bunlardan ilki, hücredeki reseptörlere daha sıkı bağlanabilen mutasyonların olması. Bir diğeriyse oluşan antikorlardan kaçabilen mutasyonların olması. Bu özellikle Güney Afrika ve Brezilya’daki varyantlar için geçerli.

VİRÜSÜN ANTİKORLARDAN KAÇMASI AŞI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Virüsün antikorlardan kaçabiliyor olması aşıların varyantlara karşı etkisiz olabileceği endişesini doğuruyor. Virolog Tareen, “Bu aşıların etkisiz olacağı anlamına gelmiyor.” diyerek, geçmişteki varyanta karşı oluşturulan antikorların, Güney Afrika ve Brezilya varyantına karşı biraz etkisiz olabileceğini söylüyor.

Moderna, Pfizer, AstraZeneca ve Novavax şirketlerinin yaptıkları çalışmalara değinen Tareen, “Çalışmalarda aşı olanlarda oluşan antikorlara bakıldı. O antikorların İngiltere varyantına karşı gayet etkili olduğu ortaya çıktı. Güney Afrika varyantına bakıldığında oluşan antikorların biraz daha az etkili olduğu görüldü. Fakat Pfizer ve Moderna şirketleri, oluşan antikor seviyesinin gerekli seviyenin üzerinde olduğunu ifade ettiler.” değerlendirmesinde bulunuyor.

NEDEN 3. DOZ AŞI? 

Moderna ve Pfizer şirketlerinin sürdürdüğü çalışmalara değinen Tareen, yeni varyantlara karşı güncellenmiş bir aşı gerekebileceğini söylüyor. Aşı güncellenmese de 3. doz aşının uygulanabileceğini ifade eden Tareen, “3. doz sayesinde çok daha yüksek antikorlar vasıtasıyla bütün varyantlara karşı daha iyi bir koruma sağlanabilir. Moderna da kullandıkları mRNA teknolojisi ile Güney Afrika varyantına karşı güncellenmiş bir aşı yaptı. Bu aşının klinik deneylerine de yakında başlayacaklar.” diyor.

“EN ETKİLİ VE EN AVANTAJLI AŞI ULAŞABİLDİĞİMİZ AŞIDIR”

Bütün aşıların belirli bir etkinlik ve güvenlik verilerine göre onaylandığını aktaran Tareen, “En etkili ve en avantajlı aşı ulaşabildiğimiz aşıdır.” diyor. Hangi aşının daha avantajlı olduğuna dair bir şey söylenemeyeceğini anlatan Tareen, “Bazı kişiler ciddi alerjilerden dolayı Pfizer ve Moderna aşılarına karşı milyonda bir bile olsa anafilaktik şok geçirebiliyorlar. Ancak bu alerjik reaksiyon tedavi edilebiliyor ve kötü bir sonuçla karşılaşacağımız anlamına gelmiyor. Bu tarz alerjik reaksiyonları inaktif aşılarda duymadık.” değerlendirmesinde bulunuyor.

İNAKTİF AŞILAR MUTASYONLARA KARŞI AVANTAJLI MI?

Virolog Semih Tareen, mRNA aşılarının virüsün sadece bir proteinine karşı bağışıklık ürettiğini vurguluyor. İnaktif aşıların teorik olarak bu konuda avantajlı olabileceğini ifade eden Tareen, inaktif aşılarda virüsün diğer proteinlerine karşı da bağışıklık üretildiğini aktarıyor. Spike kılıf proteininde mutasyonların aşıdan kaçabileceğini söyleyen Tareen, “Bir inaktif aşı diğer yerlerden virüsü vurarak bağışıklık açısından daha geniş bir yelpaze açabilir.” ifadelerini kullanıyor.

484 NUMARA

Virüsün 1’den 1273’e kadar sıralanan bir spike protein sekansı olduğunu söyleyen Tareen, bu sekansın 484 numaralı noktasındaki aminoasitte meydana gelen mutasyonu özellikle takip ettiklerinin altını çiziyor. 484 numaralı mutasyonun antikorlardan kaçmayı sağladığını ve global olarak en çok görülen mutasyonun bu olduğunu vurgulayan Tareen, Güney Afrika ve Brezilya varyantlarında bulunduğunu aktarıyor. 

484 numaralı mutasyonun Avrupa’da yeni çıkan B.1.525 isimli varyantta da olduğunu aktaran Tareen, İngiltere varyantında bu mutasyonun olmadığını ancak B.1.525 isimli varyant ile var olduğunun düşünülebileceğini ifade ediyor. 484 numaralı mutasyon ile oluşabilecek en kötü mutasyonun görüldüğü belirten, Virolog Semih Tareen, “Buradan daha kötüye gideceğini yeni bir rekombinayon olmadığı sürece tahmin etmiyorum.” şeklinde sözlerini noktalıyor. 

SEMİH TAREEN KİMDİR?

1976 yılının Eylül ayında İzmir’de doğan Semih Tareen, 1995 yılında ABD’nin Seattle eyaletine film müziği eğitimi almak üzere taşındı. Üniversite eğitimini ve doktorasını University of Washington ve Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi’nde HIV ve benzeri virüslerin evrimi üzerine tamamlayan Tareen, Seattle’da bir biyoteknoloji şirketinde üst düzey yönetici olarak takımı ile birlikte çalışmalar yapıyor.

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber