Mahkeme DİAYDER iddianamesini kabul etti

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, DİAYDER yöneticileri ile üyelerinin de aralarında olduğu 23 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. 10’u tutuklu 23 şüpheli, 18 Şubat’ta hakim karşısına çıkacak.

Son Güncelleme:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca terör örgütü PKK ile iltisaklı oldukları iddiasıyla Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine (DİAYDER) yönelik soruşturma sonucunda 23 şüpheli hakkında, "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istemiyle iddianame düzenlenmişti. 

DİAYDER iddianamesi İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.  10’u tutuklu 23 şüpheli, 18 Şubat’ta hakim karşısına çıkacak.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 335 sayfalık iddianamede, Şirinevler'de faaliyet gösteren DİAYDER isimli derneğin, terör örgütü KCK sistematiği doğrultusunda kurularak faaliyet yürüttüğü anlatıldı.

Derneğin kullandığı internet sitesindeki örgütsel öğeler, internet sitesinde Kürt sorununa ilişkin düzenlenen anket çalışmasının örgütsel temeli, üyelerinin 2013'ten bugüne yaptıkları basın açıklamaları, katıldıkları eylemler ve örgütsel beyanlarının terör örgütü PKK perspektifine uyduğu ifade edildi.

Terör örgütü KCK sözleşmesinde "Azınlıklar ve İnanç Grupları Komitesi" adı altında örgütlenen ve terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın telkin ve yönlendirmeleriyle alternatif "Kürt Diyanet İşleri" olarak kurularak İstanbul Şirinevler'de faaliyet gösteren DİAYDER isimli derneğin faaliyetlerinin takibi amacıyla soruşturmaya başlandığı anlatılan iddianamede, örgüte müzahir sitelerde Müslüman Kürtlerin Diyanet'e bağlı camilerde namaz kılmamaları ve alternatif cuma namazları gibi sivil itaatsizlik eylem çağrıları yapıldığı ifade edildi.

 "KÜRTÇE HUTBE VEYA VAAZ SUÇ KONUSU YAPILMADI"

İddianamede, elde edilen deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde derneğin, legal bir çatı altında örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda faaliyet yürüttüğünü gösterdiğine yer verildi.

Soruşturma kapsamında illegal faaliyetleri ortaya konulan derneğin tüm yöneticileri, üyeleri ya da derneğe bağlı mescitlere dini hassasiyetler ile gelen tüm vatandaşlara yönelik işlem yapılmadığına dikkat çekilen iddianamede, örgütün amaç ve ideolojisi doğrultusunda hareket eden şahıslara yönelik kollukça sıkı bir takip ve titiz bir çalışma sonucunda suça karışan kişilere işlem yapıldığı aktarıldı.

İddianamede, "Burada hiç kimsenin dini yaşayış ya da anlayışının sorgulanmadığı, tekelci bir din anlayışına hizmet etme noktasında bir soruşturma yürütülmediği, Kürtçe hutbe ya da vaaz verilmesinin suç konusu yapılmadığı"na vurgu yapıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından derneğe verilen market yardım kartlarının terör örgütü üyelerinin ailelerine dağıtıldığı aktarılan iddianamede, derneğin örgütün kırsal alanında faaliyet yürüten ya da faaliyet esnasında etkisiz hale getirilen kişilerin ailelerinin örgüte bağlılığının artması ve kopmaması adına kamu kurum ve kuruluşlarından elde edilen yardım kartlarının sistemli bir şekilde şahıslara ulaştırıldığı kaydedildi.

DERNEĞİN İBB'DEKİ İŞE ALIMLARDA REFERANS OLDUĞU İDDİASI

İddianamede ifadesine yer verilen şüphelilerden Mehmet İ. İBB'de gassal olarak alınmasında DİAYDER yöneticilerinin referans olduğunu belirterek, kendisiyle birlikte bazı kişilerin de dernek öncülüğünde işe alındığını söyledi.

Mehmet İ., bu kişilerle belediyeye ilk girdiklerinde maaşlarından bir kısmını DİAYDER'e vereceklerini söylediklerini aktararak, ancak sonrasında bu kişilerin derneğe para verip vermediklerini bilmediğini ifade etti.

Başsavcılıkça onaylanan ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede, 9'u tutuklu 23 şüphelinin "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 3,5 yıl ile 15'er yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor.

Kaynak: İHA

Sonraki Haber