Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan TÜSİAD Başkanı'nın sözlerine sert tepki

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında TÜSİAD Başkanı Orhan Turan'a sert tepki gösterdi. Erdoğan "Ey TÜSİAD'ın başındaki beyefendi, dış politikada sen bize ders veremezsin, sen daha çıraksın." diye çıkıştı.

Son Güncelleme:

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'na konuştu.

Konuşmasında TÜSİAD Başkanı Orhan Turan'ı eleştiren Erdoğan şöyle konuştu:

"Ey TÜSİAD'ın başındaki beyefendi, dış politikada sen bize ders veremezsin, sen daha çıraksın. Ne oldu ki bu iktidara ders vermeye kalkıyorsun, önce haddini bil. Akıllarını başlarına almadıkları sürece, iktidarın kapısından içeri giremezler. Ey TÜSİAD, biz şehitlerimizin kanını yerde bırakmayacağız, bunu bilesin. Batı'yı görüyoruz. Almanya'da polis nezaretinde terör örgütleri yürüyüşler yapıyorlar. Fransa'da, İngiltere'de öyle. Eğer TÜSİAD bu gidişiyle devam ederse, bu iktidarın kapısını hiç çalmasın. Sizler aynı merkezden idare ediliyorsunuz, aynı merkez belli, CHP."

Konuşmasına devam eden Erdoğan, "Büyüme her şey değildir, ihracat endeksli büyüme her şey değildir diyor TÜSİAD'ın şu anki başkanı. Tüm bu adımlar hepsi CHP ağzı. İhracat olmayacak, büyüme olmayacak, sadece ithalat öyle mi? İthalata dayalı ihracat dersen bunu aklım alır ama ihracatı bir kenara koyacak olursa bu ülke yürümez. Sizin anlayışınız, mantığınız bunu almaz, bundan dolayı da ikide bir başkan değiştiriyorsunuz.

Bay Orhan, bundan sonra hangi akademisyenlerle çalışacağımızı sana sorarız, senin vereceğin isimlerle çalışırız. Bunlar ne zavallı ya." ifadelerini kullandı.

TÜSİAD BAŞKANI NE DEMİŞTİ?

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı'ndaki konuşmasında dış politikaya ilişkin şunları söylemişti:

"AB ile ilişkilerimizin hayli sorunlu olduğu herkesin malumu. Bu ilişkileri sığınmacı mutabakatına indirgemekten tarafların vazgeçme zamanı gelmiş de geçmektedir. Konuları tek tek pazarlığa açan yaklaşımın sona ermesi, ilişkilerin karşılıklı güvensizlikten arındırılarak canlandırılması, tedarik zincirleri yeniden tanımlanır ve sermaye kendisine yeni adresler ararken, büyük önem taşıyacaktır.

AB ile ilişkilerin düzelmesi konusu salt ekonomik toparlanmaya bağlanacak bir mesele değildir. Türkiye’nin potansiyelini sonuna kadar kullanacağı bir noktaya gelinmesi aynı zamanda anayasamızdaki demokratik, sosyal, laik, hukuk devleti tanımlamasına tam anlamıyla uygun bir yönetim yapısı kurmaya bağlıdır.

Yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü, uluslararası taahhütlere sadakat, düşünce ve ifade özgürlüğü toplumumuz ve ekonomimiz açısından birer lüks değil gerekliliktir. Yargı bağımsızlığının ağır bir erozyona uğraması, vatandaşların adalete güvensizliğinin başlıca nedenidir. Hepimizin bildiği gibi adalet mülkün yani devletin temelidir. O temel sağlam olmak zorundadır."

Kaynak: Haber Global TV

Sonraki Haber