Görüntülerde yok ancak müsilaj tehlikesi devam ediyor

Marmara'nın uzaydan çekilmiş uydu görüntülerinde kirliliğin habercisi olan fitoplanktonların Körfez'den Adalar'a doğru ilerlediği görülüyor. Görüntülerde müsilajın yok denecek kadar azaldığı dikkat çekse de uzmanlara göre tehlike hala devam etmekte, 2. dalga ihtimali konuşuluyor.

Son Güncelleme:

Marmara Denizi'ni aylardır etkisi altına alan müsilaj, deniz yaşamını olumsuz etkiledi. Marmara Denizi'nde bir taraftan müsilaj mücadelesi devam ederken diğer taraftan uzmanlar, müsilajın denizin üzerinde ve dip noktalarındaki etkilerine ilişkin incelemelerini sürdürüyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Marmara Denizi'nin temizlenmesi için eylem planı hazırlamış, plan kapsamında Marmara'da müsilaj temizleme çalışmaları başlamıştı. 

Marmara'nın uzaydan çekilmiş uydu görüntülerinde de kirliliğin habercisi olan fitoplanktonların Körfez'den Adalar'a doğru ilerlediği görülüyor. Görüntülerde müsilajın yok denecek kadar azaldığı görülmesine rağmen müsilaj tehlikesi hala devam ediyor.  

Haberglobal.com.tr'ye konuşan uzmanlar, fitoplanktonların kirliliğin habercisi olduğunu, sebebinin ise sıcaklık ve deniz tabanındaki ciddi azot-fosfor kirliğinden kaynaklandığını belirtiyor. 

Fitoplanktonun müsilajın öncü habercisi olduğunu söyleyen Çevre Mühendisi Prof. Dr. Mustafa Öztürk, "Fitoplankton Körfez'de ve Bandırma Körfezi'nde haber veriyor. Kocaeli'den başladı Adalar'a kadar geldi. Burada olmasının sebebi tabanda ciddi bir şekilde artan azot fosfor. Azot fosfor kirliği, sıcaklık ve tabakalaşma diye sıralayabileceğimiz üç tane faktör var" şeklinde konuştu. 

Fitoplankton patlamasının denizin rengini değiştirdiğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Öztürk, "Marmara Denizi'nde klorofil-a dediğimiz maddenin konsantrasyonunu artırıyor. Kademeli olarak kirliliğin öncü habercisi oluyor" diye konuştu. 

"AZOT FOSFOR ÖLÇÜMÜ YAPILMALI"

"Deniz, 'Benimle ilgili ölçümleri acilen yapın' diyor" diyen Öztürk'e göre, "Marmara Denizi, sıcaklık artışıyla azot fosfor yükünün fazlalığı nedeniyle incelenmeli. Uydu görüntüleriyle görünüyor" ifadelerini kullandı.

Deniz görüş mesafesinin daraldığı Marmara'da klorofil-a değerlerinin de ölçülmesi gerektiğini belirten Öztürk, "Kıyılarda kesinlikle bakteri ölçümleri yapılmalı ve ayrıca bu artış oranlarının gelecekte yeni bir alg patlamasını tetikleyip tetiklemeyeceğine bakılması lazım" dedi.

"DENİZİN RENGİNİ DEĞİŞTİRİYOR"

"Marmara'da incelemeler yaparak durum tespiti bu günden yapılırsa önlemler de daha kolay alınır" diyen Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: "Bu olayların en son kademesi müsilaj. Denizin rengini koyu sarıyla mavi renk arasında bir renge çeviriyor. Aşırıya giderse denizdeki oksijeni tüketir. O yüzden oksijenin ölçülmesi lazım. Görüntü bunu söylüyor ama burada ne oluyor, bunu izlemek lazım."

"SONBAHARDA 2. PİKİ YAPAR"

İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir de konuyla ilgili şunları söyledi: "Fitoplanktonik organizmalar ilkbahar ve sonbahar aylarında artışa geçerler. Aşırı kirlilikten ve müsilajdan dolayı Marmara Denizi'nde fitoplankton oranı yüksek."

Marmara'da 15 metrenin altında halen müsilajın olduğunu belirten İşinibilir,  şu an için müsilajın yüzeyden kaybolduğunu ancak tehlikesinin bitmediğini söylüyor.

İşinibilir, son olarak şu ifadeleri kullanıyor: "Bakanlık, 'Kirlilik İzleme Projesi' dahilinde bunu izliyor. Fitoplankton sonbahara doğru ikinci pikini gerçekleştirir." 

Kaynak: Haber Global TV

Sonraki Haber