Fatih Erbakan: İkinci turda Erdoğan'a destek veririz demiştik, başımıza gelmeyen kalmadı

Buket Aydın ile Yüz Yüze'nin bu haftaki konuğu Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan oldu. Erbakan, "İkinci tura Kılıçdaroğlu ile Erdoğan kalırsa Erdoğan'a destek veririz demiştik ama başımıza gelmeyen kalmadı. Bu konuda rahatsızlıklar oluştu." dedi.

Son Güncelleme:

Haber Global ekranlarında yayınlanan Buket Aydın ile Yüz Yüze programının bu haftaki konuğu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan oldu. Erbakan, gündeme ilişkin kritik açıklama ve değerlendirmelerde bulundu. 

İTTİFAK MESELESİ

- Seçime kendimiz girip kendi cumhurbaşkanı adayımızı göstereceğiz ama hiçbir zaman hiçbir ittifakta yer almayız demiyoruz. Biz üçüncü bir ittifak oluşturulabilir demiştik. 6'lı masada gizli ortak HDP var. Benzemezlerin birlikteliği çok fazla sinerji oluşturmuyor. Birçok şehri HDP olmadan alamazlardı. Orada kilit parti HDP. 

- Necmettin Erbakan ne CHP'nin yanında ne Cumhur İttifakı'nın yanında yer alırdı. 

- LGBT dernekleri olmalı mı denildiğinde ben olmamalı demiştim, bu bir ahlaksızlıktır. Bunun derneğinin kurulması, propagandasının yapılması uygun bir davranış değil. Toplumun önüne çıkartılıp normal gibi gösterilmesi bizim açımızdan uygun değil.

- Hem Cumhur İttifakı ile ilgili hem de Millet İttifakı ile ilgili sorunlarımız var. 

- Seçmenleri birbirinden uzak ve kopuk partiler bir araya geldiği zaman faydadan çok zarar getiriyor. 

 - Şu andaki şartlar altında seçime kendimiz girip adayı kendimiz çıkaracağız. 

- Yeniden Refah Partisi cumhurbaşkanı adayı çıkartacaksa bunun genel başkan olması son derece doğal. Zaten üyelerimizin de isteği bu yönde. 

- Kemal Kılıçdaroğlu aday olmak ister. Bir adayda uzlaşma konusunda sıkıntı yaşayacaklarını da düşünüyorum. 6'lı masanın uzun ömürlü olmama ihtimali var.

İKİNCİ TURDA KİMİ DESTEKLEYECEKLER?

- Kılıçdaroğlu ile Erdoğan kalırsa Erdoğan'a destek veririz demiştik ama başımıza gelmeyen kalmadı. Bu konuda rahatsızlıklar oluştu. Biz böyle bir şey olsa bile Erdoğan'a destek olmayacağız deme noktasına geldik. Teşkilatlarımızdan ve üyelerimizden tepki geldi. Bu kadarını biz de beklemiyorduk. İki tarafı da desteklememe yolu daha hayırlı olacak. 

EKONOMİK GİDİŞATA NASIL BAKIYOR?

- Dövizin artmasının bir diğer sebebi sermaye çıkışı. Türkiye'ye güven kalmamış, hukukun üstünlüğü kalmamış. Vatandaşın TL'ye güveni kalmamış. Dolar yükseliyor. Bizim gibi ithalata bağlı bir ülkede doların yükselmesi enflasyon demek. Bağımsız araştırmacıların ortaya koyduğu enflasyon oranı yüzde 156. İthalat sürekli ihracata fark atıyor. Bu kadar dolar satmalarına rağmen yine de doları tutamadılar. Oyları erimeye devam ediyor, halkın tepkisi artıyor. Dış borçların artmasıyla döviz daha da artacak. Dövizin artmasıyla enflasyon artacak. Bu da AK Parti iktidarının sonu anlamına gelir. Seçimlerde barajı aşamayacak noktaya gelmelerine sebep olabilir. Gidişat bunu gösteriyor. 

- Faiz, israf ve imtiyazlı holdinglere para aktarılması sebebiyle vatandaşa para kalmıyor. İmtiyazlı holdinglere kaynak aktarılıyor. Bu ihaleleri verdiğiniz holdinglere 128 kere vergi muafiyeti getiriyorsunuz. Yap işlet devret modellerinin yeniden gözden geçirilmesi lazım. 

- Üretmeden, ihraç etmeden, ne dış borç, ne cari açık kapanır; ne işsizlik önlenir, ne de fakirlik önlenir. 

PARLAMENTER SİSTEM Mİ BAŞKANLIK SİSTEMİ Mİ?

- Parlamenter sisteme dönüş bizim için kırmızı çizgi değil, olmazsa olmaz değil. Sistemler araçtır. Muhalefet bunu bir vatan millet meselesi haline getirmiş. Bu bize göre doğru değil. Aynısını da iktidar tersi şekilde söyledi ama öyle olmadığını gördük. Borcumuz arttı, yoksulluk arttı, milli gelirimiz düştü. 

-Cumhurbaşkanının yetkilerinin sınırlandırılması lazım. Kendini yasama yerine koymaması lazım. Yasamanın mecliste olması lazım. Cumhurbaşkanı neredeyse meclisin fonksiyonlarını kendi üzerine almış durumda. 

-Gerekli düzenlemeler yapılırsa cumhurbaşkanı sistemiyle devam edilebilir. Partili cumhurbaşkanı olması uygun bir durum değil. Herkesin cumhurbaşkanı olması lazım. çift kimlikli bir yönetim, uygun bir görüntü olmuyor. Partili olmaması daha uygun olur. Biz 90'lara dönelim, Başbakan ve Cumhurbaşkanı ayrı olsun da demiyoruz. Mevcut sistem için de şu an bir kusuru yok demek mümkün değil. Bir kişiye olağanüstü yetki verilmesi o kişi için de sıkıntılı. İyileştirilmiş bir başkanlık sistemiyle de devam edilebilir. 

SIĞINMACI MESELESİ

-'Bülbülü altın kafese koymuşsun, yine de vatanım', demiş. Ben sığınmacıların burada kalmak istemediğini, gitmek istediklerini düşünüyorum. Bugünden yarına hemen olmaz. Hemen bir otobüse bindirelim demiyoruz, orada Suriye devletiyle bir temas kurulması ve masaya oturulması ve savaşın tamamen bitirilmesi de hem Suriyeliler açısından hem de bizim açımızdan daha hayırlıdır.

-7-8 yılda 7-8 milyon insan aldık. Belirli bölgelerde yoğunlaşma oldu. Buranın ilçelerinde demografik yapı değişti, kendi vatandaşlarımız azınlık durumuna düştü. Maddi manevi gerekenler yapıldı. Bir an evvel dönmeleri kendileri için de hayırlıdır. 

-Soros'un mülteciler Türkiye'de kalmalıdır, demesi de son derece manidar. Suriyelilerin o toprakları boş bırakmamaları da önemli. Ama içlerinde Türkiye'ye katkı sağlayan insanların da entegrasyonunun sağlanması lazım. Can güvenlikleri bizim için önde geliyor. Onlara savaşın içine gidin, demek bize yakışacak bir uygulama değil. Bunun için Suriye ile temas kurulması lazım. 

-Ümit Özdağ'ın Afganistan market diye bir yere çekmesi, 'senin iznin var mı?' demesi bir parti başkanının yapmaması gereken şeyler. 

- Sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan onların dönmesi bizim için de en hayırlısıdır. 

BİLİM KARŞITI MI?

- Bize arkadaşlarımız ve değişik kesimlerden insanlar aşı olanlarda genç yaşta kalp krizi görüldüğünü anlatıyor. Bu vakaların ne kadarı MRNA aşısı olmuş araştırılması lazım. Genç yaşta artan emboli ve kalp krizi vakalarının aşıdan kaynaklı olabileceğini düşünüyoruz. 

 -Gariban Afrika ülkelerinin parası yok aşı olamamışlar, ne ölüm ne aşılama var. Afrika'da aşılama yapılmadı orada nasıl bitti virüs? 

UZAY ÇALIŞMALARI

- Bizim uzay çalışmalarına lüks spor otomobil kadar bütçe ayrılmış, nasıl uzaya gidilecek? 

- 5 milyon 700 bin haneye sosyal yardım yapılmış, sosyal yardım almak demek temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor demek. 4 milyon haneye doğalgaz ya da kömür desteği yapılacak dendi. Dış borcunuz 500 milyar dolar seviyesinde. Kuponla ekmek alma dönemini başlatmışsınız. Böyle bir ortamda uzaya gitmek fazla uçuk geliyor. Dar gelirli milyonların geçim derdini çözmek, 10 milyona yakın işsiz ordusuna iş sağlamakla uğraşmak lazım.

NECMETTİN ERBAKAN 

- Babamı özlüyorum. Kendisinin fikirlerini almak çok büyük bir ihtiyaç, bundan mahrumuz. Beklentiler çok yüksek oluyor, babanızla kıyaslanıyorsunuz. Onun gibi olmak gibi bir beklenti oluyor. Erbakan hocanın seviyesindeki bir insanla kıyaslanmak ağır bir yük. Büyük bir manevi sorumluluk. İnşallah layık olmak nasip olur. 

- Yaşasaydı çok farklı olurdu. 50-55 yaşında bir Erbakan olsa iktidarın da muhalefetin de işi çok zor olurdu. Rakiplerini çok zorlayan bir isimdi. Biz de kendi yeterliliklerimiz içinde aynı yolda yürüme gayreti içerisindeyiz. 

Kaynak: Haber Global TV

Sonraki Haber