Deprem uzmanı Naci Görür'den İstanbul'a yeni uyarı!

Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, büyük İstanbul depreminde barajların ağır hasar alması durumunda yaşanacak sorunlara dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Görür, İstanbul'un bazı bölgeleri için de 'buralar cehennemin içi' ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme:

Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, büyük İstanbul depreminde barajların ağır hasar alması durumunda yaşanacak sorunlara dikkati çekti. Görür, temiz suya erişmekte zorluk yaşanabileceğine işaret etti.

Büyük İstanbul depremi her dönem Türkiye’nin gündeminde yer alıyor. Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, ağır hasar alan barajların yaratacağı sorunlara dikkat çekti. Görür, “İçme suyu olmadığında, insanlar yıkanamadığında salgın hastalıklar kol gezecek” diye konuştu.

Deprem sırasında barajların yakınlarındaki yerleşimlerin riskli alan olduğunu belirten Prof. Dr. Görür, “Deprem esnasında barajlarda çatlama meydana gelirse, zemin sıvılaşmasından dolayı baraj ayakta kalamaz. Barajın arkasındaki milyonlarca metreküp su her şeyi önüne katıp götürür” dedi.

Prof. Dr. Görür, deprem öncesi ve sonrası yapılacaklarla ilgili “acil eylem planı” oluşturulması ve kamuoyuyla paylaşılması çağrısı da yaptı.

"BU BÖLGE CEHENNEMİN İÇİ"

Prof.Dr. Naci Görür, Avcılar'da düzenlenen 'Deprem ve Hazırlık' konulu panelde de konuştu. Görür, olası İstanbul depreminde kırılması beklenen fayın çok yakında olması nedeniyle, depremi konuşmak için Avcılar'ın seçilmesinin isabetli bir tercih olduğunu belirtti. 

"CEHENNEMİN İÇİ"

Prof.Dr. Görür, 1999 yılında Gölcük ve Düzce'de yaşanan depremlerin, İstanbul'a 70-80 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen, Avcılar'da can ve mal kaybına yol açmasının tesadüf olamayacağını ifade etti. Bu bölgenin jeolojik ve zemin yapısının deprem tehditlerini arttıracak düzeyde olduğunu belirten Prof. Dr. Görür, 8-9 kilometre uzaklıktaki fayın 20 kilometre kuzey ve güneyini 'cehennemin içi' olarak tanımladı. Görür "Avrupa yakasında Silivri'ye kadar olan tüm bölge, tehdit altındadır. Avcılar ve Küçükçekmece, akarsu ve vadiler bakımından zengindir. Bunlar depremin etkisini en fazla arttıran yerler. Avcılar ve çevresi genç, killi, kalker kayalıklardan oluşan bir zemine sahip. Halkın anlayacağı dilden söylersem, çürük malzemeden oluşan jeolojik yapısı var. Karada aktif faylar yok ancak, denizdeki hareket buradaki fayları da etkileyebilir. 7.2 büyüklüğündeki bir deprem, Küçükçekmece'den Büyükçekmece'ye kadar olan bölgede heyelanları harekete geçirebilir. Bölge zemini su jeolojisi bakımından zengin çökeleklerden oluşuyor. Bu olası depremde basıncı arttırır" dedi. 

"AFET BAKANLIĞI KURULMALI, CİDDİ BÜTÇE AYRILMALI"

Prof. Dr. Naci Görür, bir deprem dalgasının hızla geçip gitmesi halinde az zarar verdiğini ancak, çürük olarak nitelendirilebilecek zeminlerde depremin yarattığı dalganın ve yıkıcı etkisinin çok uzun ve büyük olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Görür, 7 büyüklüğünde bir depremin, 1 milyon 800 bin ton patlayıcı etkisi yarattığını ifade etti. Zemin sıvılaşmasının ayrı bir sorun olduğunu ifade eden Prof. Görür, Marmara Denizi'nde 7 büyüklüğündeki her depremden sonra, tsunami görüldüğünü kaydederek, "Avrupa yakası Haliç'ten Silivri'ye kadar çok ciddi tehdit altında. Bütün bunların yanı sıra, altyapının ne kadar sağlam olduğu da önemli. Depremde su ve kanalizasyon, doğalgaz şebekeleri büyük zarar görecek, yangınlar çıkacak. Sadece bina odaklı dönüşüm yapmak yetmiyor. Afet Bakanlığı kurulmalı, ciddi bütçe ayrılmalı, yetişmiş kadrolarla depreme dirençli yapılar yaparak 10 yılda büyük yol alınabilir" diye ekledi.

Kaynak: Haber Global TV

Sonraki Haber