Deprem ezberleri sil baştan! En önemli harita değişecek

Deprem uzmanlarının eksik ve hatalı buldukları "Deprem Risk Haritası'; Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğü ile TÜBİTAK tarafından güncellenecek. Yeni haritada en büyük değişikliğin İç Anadolu'da olacağını belirten uzmanlar, birçok sarı renkli yerin kırmızıya döneceğine dikkat çektiler.

Son Güncelleme:

Deprem bilimcilerin, 6 Şubat 2023 deprem felaketlerinin ardından ısrarla gündeme getirdikleri "Türkiye Diri Fay Haritasının" güncellenmesine yönelik önemli bir adım atıldı. Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğü ile TÜBİTAK arasında "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi" konusunda işbirliği protokolü imzalanırken, 2 yıl sürmesi planlanan çalışmalar sonunda, deprem tehlike haritasının yenilenmesi amaçlanıyor. Uzmanlar ise deprem güncelleme çalışmasının yıllar alabileceğini belirtirken, mevcut haritadaki eksikler ve deprem riskine yönelik 'haberglobal.com.tr' aracılığı ile önemli mesajlar verdiler.   

Bina tasarım ve yapım aşamasında kullanılan mevcut haritanın binaların zemin koşullarını kapsamadığı belirtiliyor.  

Ramazan Demirtaş (Deprem Uzmanı)

"AFAD’ın 2018’de hazırladığı 'Türkiye Deprem Tehlike Haritasından' hangi konutun altından hangi fayın geçtiğine bakılabildiği gibi yanlış inanışlar var. Mevcut haritada Türkiye’nin tamamın kaya zemin olarak kabul ediliyor. Söz konusu harita parsel yani binaların zemin koşullarını kapsamadığından, büyük mühendislik yapılarının tasarımında mevcut haritanın dikkate alınmaması gerekir. Belediyeler ve vatandaşlar, 'Deprem Tehlike Haritası'na göre inşaat işlerine girişiyorlar. Harita 1/2 milyon ölçekli olduğundan 1 cm eşittir 20 km’dir. Dahası yerel zemin koşulları içermeyen bir haritadan parsel bazında ivme değerleri anlaşılamaz. Örneğin haritada Aksaray kenti için ivme 0.1 G gibi çok düşük bir değer veriliyor. Ancak bölgede 200 km uzunluğunda Tuz Gölü fayı var."

Hüseyin Alan (Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı)

"Mevcut haritada bazı yerlerde en yüksek değerin 0.75 g ivme değer gözüküyor. Asrın Felaketinde ivme değerler daha yüksekti. Bazı sismografik verilerin düşük kaldığını göz önüne alarak 2019’da davacı olmuştuk. Haritadaki ivme değerlerin düşük, iptal edilerek yeniden tasarlanmasını talep etsek de Danıştay bu talebimizi kabul etmemişti. Dava için Tuz Gölü fayını da örnek gösterilmişti. 'Türkiye Diri Fay Haritasının' güncellenmesi olumlu bir proje. En kısa zamanda bitirilmesini umuyoruz." 

Başkanı Erdal Şahan (Jeoloji Uzmanı) 

“Yeni inşaatlar deprem tehlike haritasına bakılarak yapılıyor. İnşaat faaliyetlerinde bölgesel ivmeler kullanılırken,  zemin firmaları ise deprem haritasındaki verileri alıyorlar. Normalde olması gereken, yerinde jeofizik mühendislerinin ölçtüğü ivme değerlerin kullanılması. Mevcut haritadaki ivme değerleri maalesef çoğu yerde hata veriyor. Son iki depremde 0.5 veya 0.7 ivme değerlerinin 2 katına çıktığını gördük. AFAD haritası kaya değerleri üzerinden veri sağladığından yapıların oturduğu yerleri çok doğru yansıtmıyor. İç Anadolu'da haritaya bakarak 0.1 ivme görülen yerlerde, sarsıntı olunca binalar etkileniyor. Biz, bu yapılara deprem güvenli diyemiyoruz.  Binalar mutlaka yerinde ölçüm yapılarak tasarlanmalı. Harita, İç Anadolu'da hiç tehlike yokmuş gibi sarı. Oysa öyle olmadığını biliyoruz."

Mevcut haritada 6 büyüklüğünde deprem üretecek İç Anadolu'daki bazı bölgeler sarı yani risksiz olarak gösterilmekte.

İTÜ YAPAY ZEKA KULLANACAK 

Öte yandan İTÜ bünyesinde hayata geçirilen Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (MATAM), başta Marmara Bölgesi olmak üzere Türkiye’deki aktif fayların oluşturduğu tehlike ve risklere ilişkin makina öğrenmesi ve yapay zeka destekli dinamik risk haritalama teknikleri de geliştirilecek. 

MATAM Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Cenk Yaltırak, merkezde ilk 3 yıl 25 yüksek lisans ve doktora öğrencisi ve araştırıcının görev alacağını belirtirken, "İnsanların yaşadıkları binalara takılabilecek ivme ölçerler tasarlıyoruz. Bunu Marmara Bölgesinde isteyen herkesin binasına koyacağız. 4-6 arası depremlerde binaların oturduğu zeminde oluşan ivme kayda alacak. Bu kayıtlar sayesinde vatandaşlar, oturdukları binanın depreme dayanıklı olup olmayacağını öğrenebilecek" dedi.

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber