Danla Bilic: İlk videomdan sonra babam 'O kanalı kapat' diye mesaj attı

Haber Global ekranlarında yayınlanan Buket Aydın ile Yüz Yüze programının bu haftaki konuğu sosyal medya fenomeni Danla Bilic oldu. Canlı yayında samimi açıklamalarda bulunan Danla Bilic, ilk videosu yayımlandıktan sonra babasının kendisine 'O kanalı kapatacaksın' diye mesaj attığını söyledi.

Son Güncelleme:

Haber Global ekranlarında yayınlanan Buket Aydın ile Yüz Yüze programının bu haftaki konuğu sosyal medya fenomeni Danla Bilic oldu. Canlı yayında samimi açıklamalarda bulunan Danla Bilic, ilk videosu yayımlandıktan sonra babasının kendisine 'O kanalı kapatacaksın' diye mesaj attığını söyledi.

Programdan öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Çocukluğumdan beri ne yaparsam yapayım artı bir yapacağımı hissediyordum, bir tık işin içine popülerlik katacağımı hissediyordum. Astrologlar benim için ünlü olamaya gelmiş diyor. 

Makyajı öğrenmedim, biliyorum diye de bir iddiam hiç olmadı. Ben beni izleyen kızlar gibi makyaj yapıyorum. Bazen o kadar profesyonel makyaj yapıyorlar ki aynı ürünleri alıyorum ama yapamıyorum. Kendime yakışanı biraz çözdüm diyebilirim.

Videolar dışında makyaj yapmayı çok seven birisi değilim. 

Danla ismini ben buldum. Adımı durmadan değiştiriyordum, soyadıma da o dönem hayran olduğum insanların soyadı yapıyordum. Danla Bilic yapıp sonra YouTube kanalı açtım ve öyle kaldı. Bilic denk geldi, Beşiktaşlı da değilim.

Ben bir video çektim ertesi gün ünlü oldum, dedim gerçekten de. İlk videonun ertesi günü bunu hissettim ve olacak dedim. Biraz ukalaca olacak ama bunu hissettim. YouTube'a video çekmenin anlamı zaten ne ki... Ünlü olmak için yapıyorsun, insanlar seni tanısın, yanına gelsin diye. 

Makyaj ve modada sanki yeniler sıyrılamıyorlar. Çünkü doydu insanlar. Artık yenileri pek çıkmıyor o yüzden. Her şeyi yaptık çünkü. 

BEN İNTERNET ÜNLÜSÜ OLMAYI SEÇTİM

Sizin sonunuz ne olacak diyorlardı. Ama sonra marka yüzü olduk, yurt dışından teklif aldık. Bilselerdi onlar da bu işe girerlerdi. Ben internet ünlüsü olmayı seçtim. İnternete alıştığınız zaman televizyon bana kuralcı geliyor, korkutucu geliyor o disipline alışmak. Hastayım ya içeriğim yok deyip video çekmemek bana kalmış bir şey ama tam bana göre diyeceğim bir şey olursa neden olmasın?

OKAN BAYÜLGEN'İN 'ÇÖP' DEMESİ

Bence Okan Bayülgen bizim dikkatimizi çekmek için yaptı. Çünkü sonra beni programına çağırdı. Ben de gitmedim. Bizi bence çöp olarak görmüyor, öyle görse burada konuşmaz, hiç anmaz. Bence bizi seviyor Okan Bayülgen. Bizi bence eski televizyoncular, televizyon ünlüsü olmamızı kabul etmiyorlar ama biz varız artık. İstediği kadar onlar bize çöp desin, işe yaramıyor desin. Varız ve çok da artarak var olmaya devam edeceğiz. 

6 MİLYONA YAKIN TAKİPÇİSİ OLMAK... 

Hem söylediğin hem paylaştığın şeylere daha çok dikkat etmek zorundasın. Takipçi sayısı arttıkça sorumluluk ve dikkat etmen gereken şeylerin sayısı da artıyor. Bir şey önerirken etkisini göstermeye, bu bunu yapıyor, gör ve öyle al demeye çalışıyorum. Zaten tek bir ürünle herkesi memnun etmenin de imkanı yok. Keşke öyle bir şey olsa. Zaman geçtikçe paylaştığın şeylere daha çok dikkat etmek zorundasın. Hep memnun etmem lazım insanları ki, bir sonraki önerimde de yine deneyebilsinler. Daha çok bilinen ve uluslararası markaları seçmeye çalışıyorum. Bizim sektörde genel meblağlar genelde hep yüksek. 

BİZİ DOKTORLARLA KIYASLIYORLAR

Bizi hep doktorlarla kıyaslarlar. Ama doktorlar emeğinin karşılığını alamıyorsa benim suçum ne? Keşke herkes emeğinin karşılığını alsa. Doğru soruyu doğru kişilere yöneltmek lazım. Benim de çok özendiğim hayatlar var ama nefret etmiyorum insanlardan. Bir şey olsa hemen, seni indiririz, biz seni böyle yaptık diyorlar. Neden böyleyiz biz?

Bir noktada istemesem de benim işim bu. 3 gün paylaşmazsam 4. gün paylaşmak zorundayım. İnsanlar beni ne giydiğimi, nereye gittiğimi, ne aldığımı görmek için takip ediyor. 

SOSYAL MEDYADA NEFRET VE HAKARET

Benden nefret eden insanların benden istediği nedir, 6 yıldır bunu çözemedim. Benim birinden bu kadar nefret etmem için benim yakınlarımdan birine zarar vermesi lazım. Bazıları herkesin peşine düşüyor, onu yapmıyorum. İçgüdüsel olarak mutsuz bir dönemdeyiz diyorum. Okuyorum mesajları, diyorum kim bilir ne oldu bugün? Kimse bundan cesaret bulmasın, arkasını almayacağım anlamına gelmiyor ama içimi böyle soğutuyorum. Bir videoda bana yorum yapılıyor, bu yanlış deniyor mesela. Başka bir videoda kendimi bunu yapmamaya çalışırken bulunca kızıyorum. Birkaç kötü yorum gelince paylaştığım fotoğrafı silince de kendime de kızıyorum. En mutlu dönemlerimi hayal ediyorum o zaman telefona bakasım gelmiyor benim. 

ESTETİK YAPTIRMAK ÇOK NORMAL

Tüm dünyada sanki estetik ayıp bir şey olarak görülüyor. Benim için saçını sarıdan siyaha boyamak gibi bir şey. O yüzden hiç de saklamıyorum. Mevcut estetiklerimden memnunum. Hala eski fotoğraflarımın altına yorumlar geliyor. Herhangi bir şey yazınca hemen altına, 'Sen önce eski haline bak' diyorlar. O eski fotoğraflarımı her gördüğümde 'ne kadar doğru bir şey yaptım' diyorum. Hem daha az eleştirilmek hem de kendimi daha iyi hissettirmek için estetik yaptırdım. Hep Instagram yüzünden yaptırdık diyoruz, hep suçu sosyal medyaya atıyoruz ama bu hep varmış. Güzelliğin ve çirkinliğin dünya üzerinde bir kıstası yok. Göreceli bir şey. 

TÜP MİDE AMELİYATI

Bir anda kilo alınca tüp mide ameliyatı oldum. Ameliyat olunca kolaya kaçtı dediler, ama ben hiç kolaya kaçmadım. Olanlar bana mutlaka hak verecektir. Neden insanların kilosuna hala karışıyoruz? Bir ara dayanamadım yorum yazan birine, 'Yediğim yemeğin parasını sen mi ödüyorsun?' dedim.

Eskisi kadar yemek yiyemiyorum. Az az ve sık sık yiyorum. O süreçten sonra yine bir 5-6 kilo aldım ama çok da umurumda olmadığı için zayıflamaya çalışmadım.

İşe göre ekibim büyüyebiliyor, küçülebiliyor. Ancak genel sürece karar veren 3 kişiyiz. Danla Bilic karakterini ben tek başıma oluşturmadım. Aramızda iş bölümü var. Herkes kendi yaptığı işi biliyor. birbirimizin işlerine çok karışmayıp, günün sonunda ortak karar veriyoruz. 

SOSYAL MEDYA YAYINCILIĞI

Benim açıp ilk videolarımı da izlesinler. Gerçekten beğenmediğim, isterlerse binlerce lira olsun benim için fark etmez. Geri döndüm ve düşündüm sonra bu ne cesaret? Sen yeni birisin, iş birliği yap, para kazan. Benim derdim hiçbir zaman para olmadı. 3 liralık bir farı yok sattırdım. Hep para bana gelecek dedim. Hala da bunun rahatlığı var. O yüzden beğenmediğim şeyi hiçbir zaman övmeyeceğim.

BABAM BANA 'KANALI KAPAT' DİYE MESAJ ATTI

Babam söylerdi ne olacaksın derdi, rahat ol baba, çözeceğim ben o işi, derdim. Psikoloji okumamı istedi. Babam ilk videom patladığında bana 'O kanalı kapatacaksın' diye mesaj attı. Beni insanlar sevmeye ve benimseye başladıkça ailem artık gurur duymaya başladılar. Zamanında utanıyordunuz diyordum. şimdi kendileri söylüyorlar, 'Ben Danla Bilic'in annesiyim' diyorlar kendi kendilerine.

KİMSEYİ RAKİP OLARAK GÖRMÜYORUM

Kimseyi rakip olarak görmüyorum. Biz 5-6 senedir daha görünür haldeyiz. O yüzden hangi influencer arkadaşım güzel bir iş yapsa ben mutlu oluyorum. Çünkü birisi o kapıyı açsın ki biz de peşinden gidelim. Özellikle bize televizyon ünlülerinden bunlar kim ki gibi bir aşağılamaya çok meyilliler. Biz bunu zaten dışarıdan görüyoruz. Bunlara maruz kaldıkça diyorum ki büyüğü küçüğü inşallah daha iyi yerlere gelirler. Her yere sızalım istiyorum. 

PARA DEĞİL İLGİ BESLİYOR

Sosyal medyada çekilişle gelen gidiyor. Çekilişten sonra çok güzel bir içeriği varsa takipçileri kalıyor. Bugün ben de 3-5 gün bir şey paylaşmayınca benim de takipçilerim gidiyor. Parayla alakası yok, ilgi seni besliyor. İnsanlar sana güveniyor, seni övüyor, bu insanı besleyen bir şey. Ne kadar tersini söyleseler de bu ilgi seni besliyor. Şu an artık sadece bir şey yaptığım için video çekiyorum. Şu an tatile gidersem çekiyorum. ABD'ye gittim oradan dört videoyla döndüm. Sadece video çekmek için çekmek istemiyorum. İnsanlar hala her hafta bilmem ne kızı makyajı bekliyor ama bitti o artık. Bu videoları çeksem istediğim gibi olmayacak ve benim moralim bozulacak. 

Çalıştığım her markayı çok sahipleniyorum. Bana para ödüyorlarsa benim bunun hakkını vermem lazım. Şu an hiçbir markayla bir sefer çalışıp çıkmadık. Her koşulda hakkını veririm, o ürünü uzun uzun hakkını vererek anlatırım. 

OKAN BAYÜLGEN PROGRAMA ÇAĞIRDI

Okan Bayülgen bana çöp dedikten sonra insan gitmek istemiyor. Kibar bir dille reddettik. Yılların Okan Bayülgen'i bana bir şey dese orada ben orada ağlarım. 

TAM BİR AYAKKABI CANAVARIYIM

Makyaj yapmasam bile makyaj malzemesi alma alışkanlığım bitmiyor. Bazen arkadaşlarım almasın diye bahane üretiyorum. Şu an tam bir ayakkabı canavarıyım. Ayakkabı sürekli almak istiyorum. Çoktan ziyade gereksiz ayakkabım var. Kendimi ödüllendiriyorum bir yerde. 

Eğitimime ve yaşıma göre daha fazla para kazandığım için insanlara yardım etme sorumluluğum olduğunu düşünüyorum. Eskiden ailemin verebileceği parayla yardım ederken şimdi bir insanın hayatını değiştirebilecek güce sahip oldum. Bir şeyler alıyorsam da vermem de gerek diye düşünüyorum. 

İdolümsün diyenler var. İçimden diyorum neden ben bu kızın idolü olabilirim? Bu bir sorumluluk veriyor ama çok da kendimi örnek olmak zorunda hissetmiyorum. 

KİŞİSEL GELİŞİME NASIL BAKIYOR?

Bir gün önce aldatıldığımı öğrenmişim nasıl pozitif düşünebilirim. Kişisel gelişim konusunda daha gerçekçi düşünüyorum. Bu arada hala ister istemez, 'iptal iptal de' olayını yapıyorum. Her şeyin pozitif olduğu kitapları artık okumuyorum. Kötü günlerim de oluyor. Bazen diyorlar neden hikaye atmıyorlar, diyorum halim yok. 

KİMSE ESKİSİ GİBİ DEĞİL

Bir kesim ne güzel olgunlaştın diyor, bir kesim de sen çok değiştin diyor. 20 yaşında çektiğim videoları 30 yaşında da yapamam ki. Kimse eskisi gibi değil. Her gün aynı şekilde video çekemem ki. Çok da yansıtmamaya çalışıyorum, genelde kötü şeyi yansıtmamaya çalışırım. Hiç hikaye paylaşmayayım daha iyi. İnsanların birbirlerine öğretmeye çalıştığı şey var ya 'Anda kal.' Bu bende doğuştan var. Bana sor hayalin nedir, diye. Hayalim yok. 

Z KUŞAĞI OY KULLANMASIN DEDİLER AMA GELECEK ONLARIN

Düşününce hangi kuşak birbirinin aynısı ki. Ya bir şeyleri üzerine katarak gidiyor. Geçenlerde Z kuşağı oy kullanmasın dediler ama gelecek onların. Z kuşağının çok üzerine gidildiğini düşünüyorum. Ben de annemin ve babamın izin verdiği kadar görebiliyordum. Benden de küçükken her şeyi biliyorlar artık. Gümbür gümbür geliyorlar. Ben bir yerde kendimi de Z kuşağı olarak okuyorum. Y kuşağıyım ben. Bence bizi böyle canlı tutan bir bakıma Z kuşağı. Paylaşımlar... Bizi canlı tutuyorlar. 

Kaynak: Haber Global TV

Sonraki Haber