Oyuncak ayının içinde 1200 dolarla ABD'ye gelen kadın salgının akışını nasıl değiştirdi?

Birazdan 'azmin zaferi' denen şeyin ne kadar gerçek olduğunu anlayacağınız bir hikayeyi okuyacaksınız. Eşi ve çocuğu ile cebinde 1200 dolarla Amerika Birleşik Devletleri'ne gelen Katalin Kariko ilk doz koronavirüs aşısını olduğunda göz yaşlarını tutamadı...

Son Güncelleme:

Not: Bu derleme ilk olarak 13 Nisan 2021 tarihinde yayınlandı. Almanya’da tıp dünyasının önemli ödüllerinden kabul edilen "Paul Ehrlich ve Ludwig Darmstaedter 2022 ödülü" dün Covid-19 aşısını geliştiren Dr. Özlem Türeci, Prof. Dr.Uğur Şahin ve Prof. Dr. Katalin Kariko'ya verildi. 

Türk kökenli bilim insanları Özlem Türeci ve Uğur Şahin kullandıkları mRNA teknolojisi sayesinde firmaları BionTech’in bulduğu aşı ile tüm dünyaya umut oldular. 

Bugün 20 milyar euro değer biçilen dünyanın en büyük biyoteknoloji şirketlerinden biri olan BionTech aynı zamanda kainatın dört bir yanından yetenekli bilim insanları ile çalışıyor. 

Belki adını pandemi sürecinde hiç duymadınız ama bu bilim insanlarından biri de şu an 66 yaşında olan, ömrünün büyük bir kısmını mRNA teknolojisi üzerine çalışarak geçiren Dr. Katalin Kariko. Dünyanın pek çok ülkesi uzun yıllar neredeyse yok pahasına mRNA teknolojisi üzerine çalışan bayan Kariko’ya aslında düşündüğünden çok daha fazlasını borçlu olabilir. 

Peki Katalin Kariko kim ve neden önemli biri? Macaristan’da bir kasabın kızı olarak dünyaya geldi. Ergenlik dönemine girmeden daha önce hiçbir tanesiyle tanışmamasına rağmen bilim insanı olmayı kafasına koymuştu. 20’li yaşlarında ABD’ye taşındı ama uzun süre kalıcı bir iş bulamadı. 

Pensilvanya Üniversitesi’nden çalışma arkadaşı Dr. Drew Weissman ile yaptıkları çalışmalar mRNA teknolojisini kullanan Pfizer-BionTech aşısının önünü açtı. 

mRNA'NIN POTANSİYELİNİ GÖRDÜ

Bütün kariyeri boyunca Dr. Kariko DNA yapısını hücrelerin protein üretme mekanizmalarına taşıyan mRNA teknolojisi üzerine yoğunlaştı. Çok erken yaşlarında mRNA teknolojisinin insan vücudunda bağışıklık yaratabileceğini öngörmüştü. 

Pensilvanya Üniversitesi’nde çalıştığı yıllar içinde yürüttüğü projeler ilgi görmezken bir laboratuvardan diğer laboratuvara dolaştı durdu. 

ABD’de Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü’nün başkanı Dr. Anthony Fauci, Kariko’nun çalışmalarını bildiğini belirtiyor ve “Onu pozitif biri olarak hatırlıyorum ve mRNA teknolojisi konusunda saplantılıydı” diyor. 

Katina Kariko'nun kızı Susan Kariko'nun kürek dalında iki olimpik madalyası var. Fotoğraf: Katalin Kariko

AYKIRI GÖRÜŞLERİ VARDI

Bazı meslektaşlarına göre Dr. Kariko’nun mRNA teknolojisine ilişkin görüşleri kesinlikle aykırı ve ileri görüşlüydü.

Dr. Kariko ile geçmişte çalışmış olan beyin cerrahı Dr. David Langer, “Fikriniz genel kabul görmüş bilgilere tersse, bunu değiştirmek çok zordur” diyerek Kariko'nun bilim çevrelerini ikna etmekte ne kadar zorlandığını aktarıyor. 

Dr. Fauci’ye göre mRNA teknolojisi sadece Covid-19 için değil HIV için aşı geliştirme çalışmalarında da etkili olacak. 

SAATİ 1 DOLARA ÇALIŞTI

Kariko’nun eşi Bela Francia karısının zaman kavramı olmadan çalıştığını ifade ederek genetik üzerine çalışmasına rağmen geçmişte fon eksikliğinden dolayı eşinin saati 1 dolar gibi bir ücrete çalıştığını anlatıyor. 

Gelin biraz hikayenini başına gidelim... Küçük bir Macar kasabası olan Kisujszallas’ta doğan Katalin Kariko Szeged Üniversitesi’nde doktorasını yaptı ardından ülkenin ulusal biyoloji araştırmaları merkezinde çalışmaya başladı. 

1985 yılında çalıştığı araştırma merkezinin parası bittiğinde eşi ve 2 yaşındaki kızları Susan ile birlikte Philadelphia’ya taşındılar. Kariko ilerleyen zamanda doktora sonrası öğrencisi olarak Temple Üniversitesi’nde iş buldu. Dönemin yasalarına göre Macaristan hükümeti ülkeden sadece 100 dolarlık döviz çıkmasına izin verdiği için zar zor yanlarında 900 pound’la (Bugünün parası ile yaklaşık 1,246 dolar) onu da bir oyuncak ayının içine saklayarak ABD’ye geldiler. 

Dr. Kariko mRNA teknolojisi üzerinde çalışmak için ABD’ye geldiğinde çok az insan bu teknoloji hakkında fikir sahibiydi ve üzerinde çalışması çok zordu. Dönemin laboratuvar koşullarına göre RNA moleküllerini inşa etmek imkansıza yakın olarak niteleniyordu. İnsanlar üzerinde deney aşaması ise bambaşka bir bürokrasi demekti.

FELCE KARŞI mRNA ÇARE OLUR MU?

1989 yılında Pensilvanya Üniversitesi’nde Kardiyolog Dr. Elliot Barnathan’ın yanında düşük pozisyonlu bir maaşa işe başladı. mRNA çalışmaları için beklediği fon hala çıkmamıştı. 

Kariko ve Barnathan mRNA’yı insan hücrelerine enjekte etmeyi ve insan hücrelerinin protein üretmesini planlıyorlardı. Pek çok bilim insanından bekledikleri desteği bulamadılar ve zaman zaman akademik camiada alay konusu oldular. Ve bir gün başarı geldi! Test sonuçları mRNA’nın girdiği hücrelerde bağışıklık için yeni protein yaratıldığını ortaya koydu. 

O saatten sonra ikilinin yaptığı planların sayısı yoktu. Bazen mRNA teknolojisi ile kalp hastalıklarını tedavi edebileceklerini düşünürken bazen de insan ömrünü uzatacak çalışmalar yapmayı tasarlıyorlardı. 

Kısa bir süre sonra Dr. Barnathan çalışmalarının da başarısıyla gelen rüzgarla üniversitedeki işini bırakarak bir biyoteknoloji firmasına geçti. Kariko yine beş parasız ve laboratuvarsız şekilde kaldı. 

Geçmişte çalıştığı beyin cerrahı Dr. Langer’in tavsiyesi ile beyin cerrahisi departmanı Dr. Kariko’nun mRNA araştırmalarına bir şans verdi ve fon sağladı. İkisi de hayatlarının öyle bir dönemlerindeydiler ki daha sonra birbirlerini mental olarak da kurtardıklarını söyleyeceklerdi. 

'KATİ'NİN DEHASI...'

Langer, “Normalde bilim insanları kendi görüşlerini doğrulamak için verileri incelerler. En iyi bilim insanları ise kendilerinde hata arayanlardır. Kati’nin dehası hatalarını kabullenmek ve devam etmek için bir inanılmaz bir iradesi olması. İnsanların sormayı düşünemediği soruları sorar” diyor. 

Langer ile birlikte Kariko’nun ilk çalışması mRNA teknolojisi ile felci tedavi etmek üzerineydi, proje başarısız oldu. Kısa bir süre sonra Doktor Langer üniversiteyi terk etti. Kariko tekrar laboratuvarsız kalmıştı. 

Kariko kendisine gerekli imkanlar sağlandığı takdirde AIDS’e karşı bile aşı bulabileceğini söylerken Dr. Weismann ile yaptıkları bir mRNA çalışmasını zar zor bir akademik dergide yayımlatmayı başardılar. Araştırma çok az ilgi çekti.

İkili daha sonra yaptıkları bir çalışmada mesajcı RNA teknolojisi ile maymunlardaki kırmızı kan hücrelerinin sayısını artırabildiklerini gösterdiler. Bu araştırma üzerine bilim dünyası benzer bir durumun insanlarda da uygulanabileceğini insülin ve diyabette de bu yaklaşımın izlenebileceğini varsaydılar. Çalışma sonunda mRNA’nın artık aşı olarak kullanılabileceği genel kabul görmeye başladı.

Ve sonunda iki biyoteknoloji şirketi Kariko ve Weissman’ın çalışmalarının ne olduğunun farkına vararak fon sağlamayı kabul etti. Bunlardan biri ABD’li Moderna, diğeri ise Özlem Türeci ve Uğur Şahin’in kurucuları olduğu BionTech’ti. 

Fon aldıktan kısa bir süre sonra mRNA teknolojisi içeren grip aşısı klinik testlere başlamaya hazırdı. Laboratuvar aynı zamanda Zika virüsü ve ardından koronavirüs ile ilgili olarak da çalışmalara başladı. 

Çinli bilim insanları Ocak 2020’de virüsün genetik dizilimini açıkladıktan sonra BionTech saatler içinde, Moderna ise iki gün içinde aşısını tasarlamıştı. 

mRNA TEKNOLOJİSİ NASIL ÇALIŞIYOR?

İki aşının da temel fikri mRNA teknolojisi kullanarak insan hücresine koronavirüs spike proteini yaratmak ve virüse karşı bağışıklık sağlamak. 

Proteini gören bağışıklık sistemi, bunu yabancı bir tehdit olarak algılayacak ve koronavirüs vücuda girmeye çalışırsa ona nasıl saldıracağını öğrenmiş olacak. 

8 Kasım 2020 tarihinde Pfizer-BionTech aşısının test sonuçları, aşının işe yaradığını gösterdi Kariko o an kocasına dönerek, “İşe yaradı. Böyle olacağını biliyordum” değerlendirmesinde bulundu. 

Aşının işe yaradığını klinik testler sonucu da öğrendiği andan sonra bir kutu fıstık kaplı çikolatayı tek başına yedi. 

Dr. Weissman ise pandemi dolayısıyla restoranlar kapalı olduğu için bir İtalyan restoranından aldığı yemeği eve getirdi ve ailecek yemek yediler. 

Weismann, “Rüyam gerçek oldu” diyor. Dr. Weismann ve Dr. Kariko 18 Aralık 2020 tarihinde kameralar önünde aşılandılar. Kariko aşı olurken göz yaşlarına hakim olamadı. 

*Yukarıdaki derlemede yer alan bilgilerin tamamı The New York Times'ta Gina Kolata imzasıyla yayımlanan 'Kati Kariko Helped Shield the World From the Coronavirus' (Kati Kariko dünyanın koronavirüsten korunmasına yardım etti) isimli makaleden alınmıştır.

Sonraki Haber