Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan'dan aşısızlara kısıtlama gelir mi sorusuna yanıt

Kamuoyunda aşı karşıtlığı üzerinden yaşanan tartışma, 'kısıtlama' gündemini de içinde barındırıyor. Bu konuda, Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan'dan da değerlendirme geldi.

Son Güncelleme:

Son günlerin sıcak gündemi aşı karşıtlığı. Bu tartışma beraberinde "Aşı olmayanlara kısıtlama gelir mi?" sorusunu da getiriyor. Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, koronavirüs salgınına ilişkin değerlendirmesinde bu soruya da yanıt verdi, değerlendirmelerde bulundu. CNN Türk'te konuşan İlhan, şu açıklamalarda bulundu:

"Şu an için geldiğimiz noktada vaka sayımız maalesef 20 bine dayanmış durumda. Halen aslında 20 bine sabit kalması da çift doz aşı olanlar sayesinde vurgulamak isterim. Çift doz olan vatandaşlarımız olmasaydı bu rakamlar 50 binlere doğru çıkabilirdi.

İkinci doz ortalamasında yüzde 40'lardayız. Biz bunu bir an önce yüzde 80'e çıkarırsak güz döneminde rahat edebiliriz. Aşıların antikor oluşturduğu süre belli. Aşının etkili olma süresi 6 ay, çift doz aşılı kişi sayısını yüzde 80'e getirirsek ancak başarılı olabileceğimizi söyleyebilirim. Son 2-3 gündür umut verici gelişmeler var. Bayram sonrası aşılama tekrar 1 milyona kadar geldi. Vatandaşlarımız giderek bilinçleniyor.

İKİNCİ DOZ MUTLAKA OLUNMALI

Kişisel olarak kapanmanın en son seçenek olduğunu düşünüyorum ama belli bir noktaya gelince bütün dünya aynı uygulamayı yapıyor. Oğlum 17 yaşında randevu olmadan gidip aşısını oldu. Bizi izleyenler hemen çıkıp gitsinler aşılarını olsunlar. 1. dozu olanların da bir kısmının 2. dozu ertelediğini görüyoruz. Mutlaka gibi 2. dozu olmaları gerekiyor.

"AĞIR HASTALARIN YÜZDE 92'Sİ AŞISIZ"

Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde ağır hastaların yüzde 92'sinin aşısız olduğunu söylemek isterim. 2 doz aşısını olduğu halde vefat eden vatandaşlarımız var ama yüzde 99'u kronik hastalığı olan vatandaşlarımız. 4. dalga eğer olacaksa aşısızların salgını olacak.

ÇOCUKLARA AŞI YAPILACAK MI?

Çocuklar çok yoğun temastalar, çok iç içeler. Okullar en son kapanması ve en önce açılması gereken yer bence. Bir kişi aşı olduğu zaman o kişi koronavirüslü kişilerle temas etse dahi hastalığı hafif geçiriyor, çevreye bulaştırması da zor oluyor.

Çocuklarımızın okula gitmesini istiyorsak, günlük hayatımıza devam edelim diyorsak aşımızı olacağız. Aslında çözüm çok kolay.

Türkiye'de 16 yaşın üzerine başladı. ABD'de, İsrail'de 12 yaş üzerine de aşı başladı, Türkiye için henüz erken. Bilim Kurulu'nda konuşulur, karar verilir.

AŞI OLMAYANLARA KISITLAMA GELİR Mİ?

Ayrımcılık yapmak yerine vatandaşı aşıya teşvik etmenin daha önemli olduğunu düşünüyorum ama bir işletme sahibi ben aşısız almıyorum diyebilir. Üniversiteler, okullar, kamu daireleri gibi yerlere bakmak gerekiyor. Ben kısıtlama yapmadan teşvik yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Kaynak: Haber Global TV

Sonraki Haber