Almanya, Merkel'in ardından kimi seçecek? Annalena Baerbock'un yükselişi

16 yıllık Angela Merkel dönemi sona eriyor, Almanya Eylül 2021'de yeni liderini seçmeye hazırlanıyor. Üç önemli ve güçlü aday ön plana çıkarken anketlerde yükselen isim ise Yeşiller'in adayı Annalena Baerbock. Peki Baerbock kimdir? Bir dönem 'hippi partisi' olarak anılan Yeşiller, nasıl yükseldi?

Son Güncelleme:

Almanya, Angela Merkel sonrası döneme hazırlanırken Eylül 2021'de gerçekleştirilecek olan genel seçimlerde şansölye koltuğunu 16 yıl sonra devralmak için üç ismin yarışacağı kesinleşti.

Buna göre Merkel'in arkasındaki ittifak olan Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU) ve Hıristiyan Sosyal Birliği (CSU) ittifakı CDU/CSU; CDU'nun genel başkanı olan ve Almanya'nın en kalabalık eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine 2017'den bu yana başbakanlık eden Armin Laschet'i aday gösterme kararı aldı.

MALİYE BAKANI DA ADAY...

Laschet'in karşısında iki iddialı isim yer almakta. Bunlardan ilki Almanya Sosyal Demokrat Partisi'nin adayı olan Olaf Scholz. Maliye Bakanı Scholz aynı zamanda Merkel'in yardımcısı olarak da görev yapıyor.

Scholz, pandemi sürecinde Almanya'nın ciddi bir ekonomik kriz yaşamaması ve vatandaşına da hissettirmemesi noktasında önemli bir figür olarak görülmekte.

Üçüncü aday ise aslında yazıda daha çok ağırlık vereceğimiz isim olan Annalena Baerbock. Yeşiller'in adayı olan Baerbock. Partinin eş başkanlarından olan 40 yaşındaki isim, çok yüksek ihtimalle yarıştaki tek kadın aday olacak.

BİR DÖNEM HİPPİ PARTİSİ OLARAK GÖRÜLÜYORDU!

Eğer Baerbock seçilirse Merkel'den sonra Almanya tarihinin hem en genç şansölyesi hem de ikinci kadın şansölyesi unvanlarını elde edecek. Peki bir dönem oldukça alternatif olarak kabul edilen ve adeta "hippi partisi" olarak görülen Yeşiller, nasıl oldu da kilit bir unsura, siyaset sahnesinde belirleyici bir aktöre ve iddialı bir şansölye adayı çıkaracak noktaya geldi?

Yeni Zelanda ve Finlandiya'da genç kadın liderlerin elde ettiği başarı özellikle pandemi sürecinde dünya çapında dikkat çekerken Baerbock da bu profilde oldukça dikkat çekmekte.

'TAZYİKLİ SU VE KEKLER'

1980'de yani partisiyle aynı yıl dünyaya gelen Annalena Baerbock, aktivist bir ailenin çocuğu olarak küçük yaştan bu yana alanlarda bulunduğunu ve çocukluk anılarında "tazyikli su ve sonrasında evde yenilen keklerin" yer aldığını söylüyor.

ANKETLER NE DİYOR?

Robert Habeck ile Annalena Baerbock'un eş başkanlık yaptığı Yeşiller, anketlerde Merkel'in partisi olan muhafazakar CDU/CSU bloğunun ardından yüzde 20-25 aralığında ikinci parti konumunda yer alıyor. 2020 yazında salgının başarılı bir şekilde yürütüldüğünü düşünen halk, hükümete yüzde 40 civarında destek vermekteydi. Bu oranın yüzde 29 seviyesine indiği aktarılıyor.

CDU/CSU bloğunun aday belirleme sürecinin görece daha uzun ve daha rekabeet içinde geçmesinin de etkili olduğu öne sürülürken Yeşiller bu noktada baştan beri oldukça net bir görüntü çizdi. Bazı anketler farkın 4-5 puana kadar düştüğünü dahi söylüyor ancak BBC'nin haberinde yer alan bir detay da dikkat çekiyor:

"Yeşiller'le ilgili ilginç bir detay şu: Parti genelde anketlerde göründüğü kadar yüksek oy alamıyor. Seçmenler anketlerde Yeşiller'e oy vereceğini söylemekten hoşlanıyor ancak seçim günü gelip çattığında, geleneksel bağlılıklar ve ekonomiye ilişkin pragmatik kaygılar devreye giriyor."

DEĞİŞEN ALMANYA

Bugüne kadar hem sol cepheden hem de sağ cepheden oldukça sert eleştiriler alan Yeşiller için, değişen Almanya kavramı da oldukça önemli bir kavram. Partinin aslında resmi adı "Bündnis 90/Die Grünen" yani Birlik 90/Yeşiller. 80'de Batı Almanya'da kurulan Yeşiller ile 90'da Doğu Almanya'da kurulan Birlik 90, 93'te birleşti. Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla güçlerini birleştiren bu hareket; nükleer karşıtlığı, savaş karşıtlığı, yeşil siyaset temel politikaları olarak belirlemiş durumda.

Aynı zamanda AB destekçisi bir oluşum olan parti, Avrupa Parlamentosu'nda 21 sandalye ile Almanya'nın ikinci partisi konumunda.

Merkel'in 16 yıllık serüveninde nükleer enerji ve kömür bağımlılığından yavaş yavaş kurtulan Almanya artık daha yeşil. Toplumda ise Yeşiller artık marjinal olmaktan ziyade bir ana akım partisi olarak görülüyor.

'TÜRK ARMİN'

CDU/CSU bloğunun adayı olan Laschet ise Türkiye'yle yakın diyaloğun sürmesinden yana bir tavır çizen ve Türk Armin lakabıyla bilinen, Merkel çizgisinde bir siyasetçi olarak öne çıkmakta. Laschet, CSU'dan Bavyera Başbakanı Friedrich Merz ile çekişirken adaylığı kazanmasının ardından Merz cephesinden bundan sonrası için destek mesajı aldı.

Laschet, NATO üyesi Türkiye'nin stratejik olarak AB ve Almanya için önemli bir ülke olduğunu, bu nedenle yakın diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini savunuyor. Deneyimli siyasetçi ayrıca milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye'ye mali yardımların da sürdürülmesi, hatta artırılması gerektiğini de kaydediyor.

EDİTÖRÜN NOTU: Seçime beş aylık bir süre kalmışken rekabetin Laschet ile Baerbock arasında geçmesi bekleniyor. Merkel sonrası Almanya'da şansölye koltuğuna kimin oturacağı, Almanya'nın olduğu kadar AB'nin de gelecekteki yol haritasını belirleyecek ve doğal olarak dünya da Almanya'nın yapacağı tercihe odaklanmış durumda. Lakin şimdiki tabloda kazanan her koşulda Yeşiller gibi duruyor. Yeşiller ve Baerbock seçimden 1. olarak çıkamasa da elde ettikleri bu artışın, Almanya ve AB'de yeşil politikaların yükselişi anlamına geleceğini öngörmek yanlış olmayacaktır.

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr

KAYNAK: Bu haberdeki bilgilerin bir kısmı BBC'de Damien McGuinness imzasıyla yayınlanan "Annalena Baerbock: Almanya'da başbakanlık yolu açılan Yeşiller lideri Baerbock kimdir?" ve yine BBC'de yayınlanan "Armin Laschet: Almanya’da Hristiyan Birlik partilerinin Türkiye'yle yakın diyalogdan yana başbakan adayı" adlı makalelerden alınmıştır.

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber