AK Parti Sözcüsü Çelik: İmamoğlu ve Yavaş yalan beyanda bulundu, özür dilemeliler

Son dakika haberine göre, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısının ardından açıklama yaptı. Çelik, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın millete yalan beyanda bulunduğu ve özür dilemesi gerektiğini söyledi. Öte yandan, Çelik, CHP'nin milletin iradesine saygısızlık yaptığını belirtti.

Son Güncelleme:

Son dakika haberine göre, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısının ardından açıklama yaptı. Çelik, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın millete yalan beyanda bulunduğu ve özür dilemesi gerektiğini söyledi. Öte yandan, Çelik, açıklamalarında CHP'nin milletin iradesine saygısızlık yaptığını vurguladı.

Ömer Çelik'in açıklamaları:

-Hangi düşünceye sahip olursa olsun vatandaşlarımızın sandıklara sahip çıkması önemlidir. Bir bakıma da vatandaşların ülke yönetiminin sandıkla belirlenmesine yönelik irade koymuştur. Bu irade, darbe ve vesayetle sürekli engellemiştir. Tüm bu baskılar ve provokasyonlar karşısında vatandaşlar, demokrasiyi kurumsallaştırmaya büyük önem verdi. 

-Yüzde 90'a yakın katılım dünyada çok önemli. Bu demokrasinin ne kadar kökleştiğini bir kez daha gösterdi. Sandıklara sahip çıkılması konusunda her kesimden gösterilen hassasiyet, Türkiye'nin demokratik değerlere verdiği önemi göstermiştir. 

-Cumhurbaşkanımız seçimi açık ara önde bitirdi. Bu destek, siyasi hayatında yeni bir rekora daha imza attığının göstergesidir. İkinci turda bu seçimi sonuçlandıracağız. Oyların sayılmaya başladığından beri bir kampanya ile karşı karşıyayız. Bir CHP klasiği yine önümüze getiriliyor. Ezici çoğunlukla alacağız diye bir propaganda ve buna karşı olan herkese karşı dayatma ve adaylara karşı antidemokratik bir faaliyet yürütülüyor, sonuçlar açıklanmadan listeden yayınlamaya başlıyorlar, hangi demokratların görevden alınacağına dair açıklamalar yapıyorlar.

-AA verilerinin manipülasyon olduğunu iddia ettiler, İmamoğlu ve Yavaş CHP adına konuştu. 13. Cumhurbaşkanı adına konuşuyoruz dediler. Milli iradeye yakışmayan şekilde bir açıklama yapıyorlar. Bu milli iradeye dönük bir yetki gaspıdır.

-Milli iradeye dönük değerler için yanlıştır dedik, yanlış yaptık demelerini beklerken bunu devam ettirdiler. Bu milli iradeye saygısızlığın en çarpıcı örneklerinden birisidir. Sonra da biz temennimizi söyledik dediler ama birkaç kez üst üste 13. cumhurbaşkanı adına konuşuyoruz dediler, ıslak imzalı tutanaklar var dediler, dediğimiz doğru çıkacak dediler, tek manipülasyon oldu, sahte bilgi tek bir kanaldan geldi o da CHP Genel Merkezi'nden.

-Herkes gördü ki aslında manipülasyonun olduğu yegane veri akışı Sayın Yavaş ve İmamoğlu'nun yaptığı değerlendirmelerdir. Söylediklerinin tamamı yanlış çıktı. Bunları herkesin kabul etmesi gereken veriler gibi sunmaları çökmesine rağmen aynı şekilde devam ettiler. 

-Cumhurbaşkanımız açık ara önde olmasına rağmen şunu söyledik, tam olarak tablo belli olana kadar, bu veri doğrudur diye bir açıklama yapmayacağız dediler. İrade ve sandığa olan saygımızı sonuna kadar koruduk. Tüm dünyada siyasal katılımın zayıfladığı bir ortamda çok yüksek bir katılımla dünya demokrasileri arasında pozitif bir ayrışma içinde olduğunu gösterdi. Devletimiz bu kazanımlar için büyük bedeller ödedi. 

-İkinci tur için de çalışacağız ve vatandaşlardan oy talep edeceğiz. Süreç boyunca Türkiye'yi yönetme kapasitesinin eser ve hizmetten reform siyasetine kadar Cumhurbaşkanımız ve Cumhur İttifakı tarafından temsil edildiği görülmüştür. Bir sürü etki üretilmesine rağmen güçlü bir bağışıklık olduğu da görüldü. Sanki sokakta şiddet hakimmiş gibi bir atmosfer oluşturulmasına karşın da tüm emniyet güçleri süreci sağlıklı bir şekilde geçirmemiz için değerli katkılar sağladı. Türkiye, güvenli şekilde seçime gitti. 

-Karşımızdaki ittifakın liderlerinden biri sağa sola mermi atmıştı, şimdi de adayları masa yumruklayarak süreci yönetmeye çalıştı. Bize hep şunu söylediler, arzu etmediğiniz bir sonuç çıkarsa saygılı olacak mısınız, diye. Dedik ki, bizim geçmişimizde sandık sonucunu tanımama gibi bir leke yok. Ama karşı tarafta var, biz kurumsal geleneğimiz itibarıyla bizi millet getirir millet götürür ilkesine bağlı olduğumuzu ve karşımızın sorgulanması gerektiğini ifade ettik.

-Yalan beyanda bulunmalarına ve sahte verilerle seçim sonucu ilan etmelerine rağmen bugün yine bizi suçlamaya devam ettiler. Demokrasi ile olan ilişkileri bakımından ne kadar dayatmacı oldukları ilk kriz anında hemen ortaya çıkıyor. 

-Bugün gelinen noktada bir sürü iddia ortaya koymuş parti yanıldı. Vatandaşımızın taleplerini doğru okuyamayan kesimlerin ifadeleri boşa çıktı. Cumhurbaşkanımıza yapılan kirli propagandalar da geri tepti. Kaybeden bir tek kişi yok. Şimdi de karamsarlık yaymaya çalışanlar var. Bunların karamsarlığının bir önemi yok. Önemli olan demokrasinin ve sandığın gücüdür. Adlarımız, kimliklerimiz ve partilerimiz farklı olabilir ama herkesin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir. Birbirimizin hasmı değiliz, hepimiz kardeşiz, akrabayız, komşuyuz. Seçimi bundan sonra da bu duyguyla yürüteceğiz. 

-Bütün vatandaşlarımızın oylarına talebiz. Taleplerine ulaşamadığımız vatandaşlarımıza daha çok ulaşmaya çalışacağız. Tüm vatandaşlarımız müsterih olsunlar bizde demokrasi şöleni içerisinde bu süreç işliyor. Bunu sabote etmek isteyenler de var. Vatandaştan onlar da gereken dersi anlıyor. Yanlış verilerle sonuç açıklamalarına rağmen kimse bu gerginlik siyasetine de prim vermedi. Kılıçdaroğlu, sokağa çıkmayın provokasyon olabilir demişti, dün herkes sokaktaydı, tüm demokratik süreçlere herkes sahip çıktı, hiç de bir şey olmadı. Güven içerisinde bu süreç yönetildi. Bu oluşturulan karanlık havaya milletimiz yüz vermedi.

-Demokratik değerlere uygun olarak sandıkların başında durduk. Bu süreci bu şekilde sürdürüyoruz. Karşımızdaki partilerin tabanı da bunu istiyor. Bütün vatandaşlarımızın taleplerini doğru şekilde ele alıp herkesi kucaklayacağımız, Türkiye'nin demokrasisine güç katacak bir şekilde süreci devam ettireceğiz. 

Kaynak: Haber Global TV

Sonraki Haber