Sonun başlangıcı: Omicron...

Dünya koronavirüs ile mücadelede Omicron perdesini yaşıyor. En bulaşıcı varyant olarak öne çıkan Omicron'un daha az öldürücü olduğu da iddia ediliyor. Veriler kesin değil ancak kesin olan artık insanların tam kapanma gibi sosyal kısıtlamalara sıcak bakmadığı... Bu sonun yaklaştığı anlamına gelir mi?

Son Güncelleme:

Çevrenizi düşünün; yakın zamanda Covid-19'a yakalananların sayısını aklınıza getirin. Virüse hala yakalanmamış çok az insan kalmış olmalı. Türkiye'deki vaka sayısı 9 milyonu aştı. Mutlaka bunların içinde birden fazla kez hasta olmuş insanlar da var ancak kabaca nüfusun 10'da 1'inin Covid-19'a yakalandığını söyleyebiliriz.

Vakaların hızla artması ancak can kayıplarının alışılmış oranların altında kalması Omicron varyantının daha hızlı yayılmasına rağmen az öldürücü olduğu yönündeki tahminleri güçlendiriyor. Bu yönde yapılan çalışmalar var ancak iddia ispatlanmış değil.

Erken veriler hala bulanık olabilir, bu varyantın ve başka varyantların nasıl sonuçlar doğuracağını tahmin etmek de güç ancak bazı güçlü görüşler pandeminin sonunu sosyal bir fenomen olarak yaşamak üzere olduğumuzun altını çiziyor.

BAŞTAN BERİ ANLAŞAMADIK

Pandeminin ilk günlerinden itibaren, hem uzmanlar hem de sıradan insanlar ne sosyal mesafe kurallarını ne de dayatılan kapanmaların nasıl olması gerektiği konusunda anlaşabildiler. Pandeminin her aşamasında bazı insanlar daha radikal adımlar atmak isterken, bazıları ise bu tür müdahalelerin maliyeti ve sakıncaları konusunda daha fazla endişe duydu.

Ve bu tartışma bugün hala geçerli. Ancak maskeler ve aşı hakkında kavgalar sürüyor.

Bunun da etkisiyle vaka sayıları hızla artarken yeniden katı önlemler alınması gerektiğini ifade eden uzmanların ve politikacıların sayısı geçmişe nazaran oldukça az. Tam kapanma gibi büyük ölçekli sosyal müdahaleler için kimse eskisi kadar hevesli değil.

“Yayılımı yavaşlatmak” ve “çizgiyi düzleştirmek” gibi hedefler artık ortada yok. Tepki noktasında önceki dalgalardan daha sessiz bir dalga yaşandığı aşikar.

UYUM DEĞİL ÖNLEM!

Ancak bir başka kritik nokta, ABD'de Joe Biden yönetiminden örnek verilerek vurgulanabilir. ABD basınına göre Beyaz Saray'ın planları arasında hastanelere Covid'le mücadelede yardım noktasında askeri birlikler göndermek ve ihtiyaç duyan bölgelere ventilatör takviyesi yapmak da var. Aynı zamanda Covid testlerinin üretimini hızlandırmak için bir savaş zamanı yasası çıkarılacak ve gelecek ay insanlara ücretsiz testler gönderilip daha fazla aşı kliniği açılacak.

Uzmanlara göre bunların hepsi mantıklı önlemler. Ancak iklim değişikliği söyleminden bir metafor kullanmak gerekirse; bunlar ağırlıklı olarak 'uyum' amaçlı eylemler. Hedef vaka artışıyla başa çıkmaya yardımcı olmaksa ilk etapta bir vakanın oluşmasını engellemek daha doğru olur sanki...

Aslında gerçek önümüzdeki haftalarda ortaya çıkacak. Omicron'un, tahmin edildiğinden daha ağır sonuçlar doğuran bir varyant olduğu yoğun bakımda yatan hasta ve can kaybı sayılarıyla tespit edilirse o zaman tepkiler de daha gürültülü olacaktır.

PANDEMİNİN SONU...

Lakin yine de bilim insanları pandeminin sona erdiğine karar verme sürecinde “alışma” kavramına da bakacak. Dolayısıyla şu an vaka sayılarında kırılan rekorlara rağmen kamuoyunda sergilenen görece duyarsızlık pandeminin sonunu da işaret ediyor olabilir. Yeni normal, hastalığın daha az risk oluşturduğu anlamına mı gelecek? Yoksa her yıl yüz binlerce insanı öldürmeye devam ederken insanlar Covid'i görmezden mi gelecek?

Virüsler, daha önce onlarla hiç temas etmemiş bir popülasyona girdiklerinde en tehlikeli halde oluyorlar. Bir teoriye göre Omicron eğer hafif bir şekilde yayılırsa immünolojik olarak çok daha az saf olacağız ve bu, ölüm oranlarında önemli bir artış olmadan gelecekteki koronavirüs suşlarıyla daha iyi başa çıkmamıza yardımcı olabilir.

2020 BAHARI TARİHE GEÇECEK

Ancak şanssızsak bir sonraki varyant Omicron kadar bulaşıcı ve Delta kadar ölümcül olabilir. Ne olursa olsun adaptasyon ve duyarsızlaşmanın hayatı yaşama ve sosyalleşme dürtüsü ile ilişkisi olabilir. Fakat her koşulda 2020 baharı insanların tehlikeli bir patojenin yayılmasını yavaşlatmak için sosyal hayattan tamamen çekildiği bir zaman olarak tarihe geçecek.

Lakin bırakın birkaç yılı birkaç ay bile sürdürülemez olduğu açıkça ortaya çıkan kapanmaların ardından durum ne olursa olsun büyük olasılıkla gelecek ilkbahar, 2020 ilkbaharından ziyade 2019 ilkbaharına benzeyecek!

*Bu haberdeki bilgilerin büyük bir kısmı The Atlantic'te “Omicron Is the Beginning of the End” başlığıyla yayınlanan makaleden derlenmiştir.

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber