Afganistan'dan çıkışta ilk durak: Pakistan... Göç krizinde kritik rolü ve Taliban'la bağı ne?

Pakistan, Afganistan'ın yaşaması muhtemel büyük göç krizinde oldukça kritik bir rol oynuyor. Taliban'ın doğuşuna da destek veren Pakistan hem kendinin hem de bölgenin selameti için nasıl adımlar atmalı? Afganistan'ı bekleyen süreç nasıl ilerleyecek?

Son Güncelleme:

Afganistan'da rejim değişti. Taliban ülkenin tamamında hakim oldu. Örgüt, Afganistan İslam Emirliği'nin yeniden kurulduğunu ilan etti. 2001'deki işgalden önce 1996-2001 arasında ülkede teokratik bir totaliter devlet olarak varlığını sürdüren sistem yeniden hayata geçecek.

Bu, Afganistan halkının ciddi bir kesimi için korkunç bir senaryo. Değiştiğini iddia eden Taliban'ın rejimini yeniden yaşamak istemeyenlerin ciddi bir göç dalgası oluşturacakları düşünülüyor. Hatta Kabil'in düşmesiyle ülkeden kaçan Cumhurbaşkanı Eşref Ghani, 10 milyon Afganistan vatandaşının göç edeceğini öne sürmüştü.

DOĞAL BİR ROTA...

Türkiye de Taliban'ın ilerleyişi esnasında yaşanan ilk göç dalgasının duraklarından biri oldu. Yolculuğun başladığı yer olan Pakistan ise hem Afganistan'dan göçenlerin en sık tercih ettiği durak hem de İran ve Türkiye yolculuğu için doğal bir rota.

Peki Pakistan ne durumda? Pakistan-Afganistan-Taliban ilişkileri nasıl? Sınır güvenliği ne boyutta? Afganistan – Pakistan Uzmanı *Ahmed Khan Dawlatyar, Haberglobal.com.tr okurları için yanıtladı.

Dawlatyar aradaki doğal ilişkiyi anlatırken “Taliban, Pakistan'daki Afgan mültecilerin yaşadığı bölgede medreselerdeki öğrenciler tarafından kuruldu” diyor. İç savaştan bıkan halkın Taliban'a sarıldığını aktaran Dawlatyar, Pakistan'ın Taliban'a ciddi destek sağladığını hatırlatıyor.

“1996'da devrilene kadar Afganistan İslam Devleti, Pakistan ilişkilerine destek vermiyordu. İran'a daha yakınlaştılar. Bundan dolayı da Pakistan, Taliban'ı destekliyordu. Taliban da bütün dış politikalarını Pakistan üzerinden kuruyordu. Pakistan'ın bu desteği 11 Eylül 2001'e kadar devam etti.”

SON DÖNEMDE HİNDİSTAN'LA YAKINLAŞINCA...

Pakistan, ABD'nin Afganistan'ı işgal edeceği yavaş yavaş belli olana kadar açıkça Taliban'ı desteklemekteydi. Taliban'ın kurduğu Emirliği ilk tanıyan ülke olmuşlardı. Dawlatyar, son dönemdeki Taliban-Pakistan yakınlaşmasının sebeplerinden biri olarak da son hükümetin Pakistan'ı biraz kenara itip Hindistan'la yakın ilişkiler kurmasını gösteriyor.

Dawlatyar, sınır kontrolü noktasında ise önlemler alındığını söylüyor: “Pakistan, Afganistan'la olan sınırının yüzde 90'ına tel örgü örerek kontrol altına aldığını duyurmaktadır.”

Ancak Afganistan'ın güneyinden Pakistan'a geçiş hala çok kolay. Afgan vatandaşları çok kolay vize alabiliyor, kaçak yollardan Pakistan'a geçmek isteyenler ise ülkenin güneyinde yer alan ve İran ile Pakistan'a sınırı bulunan Nimruz kentine gidiyor.

Kaçak göçün merkezi olarak bilinen bu şehir hem İran'a hem de Pakistan'a sınır ancak insanlar Pakistan'ı tercih ediyor. Dawlatyar, “İran, Afganistan sınırının tamamen kontrol altına alındığını ifade ediyor ve artık göçmenlerin İran'a girmesine izin vermeyeceklerini söylüyor” ifadelerini kullanmakta.

Bu nedenle özellikle fakir Afganistan vatandaşları, Pakistan sınırındaki Chagai Tepeleri'ni aşıp 15-20 gün yürüyerek İran'a Pakistan üzerinden geçiyor ve buradan Türkiye ya da Avrupa'ya hareket ediyor.

Çok fazla etnik grubun yer aldığı Afganistan'da ağırlığı oluşturan Paştunlar, Pakistan'ın da yüzde 15'ini oluşturuyor. Bu halk ülkenin Afgan sınırında yaşıyor. Aradaki bu bağ, kontrol edilmesi zor sınır, Taliban'ın geri çekilme döneminde söz konusu bölgeye çekilmesine neden oldu geçişin de kontrolsüz olduğu bölgenin durumu Pakistan'ın da canını sıkıyor.

'KAPASİTEMİZ DOLDU!'

Dawlatyar, “Pakistan'da yaklaşık 3 milyon göçmen var” bilgisini paylaşıyor ve “Pakistan diyor ki 'Bizim kapasitemiz doldu, biz artık göçmen kabul edemiyoruz.' Ondan dolayı sınırlarını kapattılar” ifadelerini kullanıyor.

Ahmed Khan Dawlatyar aynı zamanda Afganistan'ın şu an ekonomik olarak tamamen dışa bağımlı olduğunu ve Taliban'ın “ılımlı” mesajlarının altında da bunun yattığını söylüyor:

“Afganistan devletlerin ya da örgütlerin desteğiyle ayakta. Bu böyle devam ederse halk işsiz kalacak ve o zaman ülke tekrar etnik temelde bir iç savaşa sürüklenecek. Bir göç dalgası ihtimali yükselecek. Hatta Irak'ta olduğu üzere DAEŞ gibi bir terör örgütü göç boşluğundan yararlanarak Afganistan'da ortaya çıkabilir.

Taliban'ın önünde çok önemli sınavlar var. Eğer bu sınavları başarıyla geçerse o zaman Afganistan'da güvenlik ve istikrar sağlanabilir ve böylece göçün durdurulma ihtimali yüksek olur.”

gokhan.kam@haberglobal.com.tr

*: Afgan uyruklu Ahmed Khan Dawlatyar, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi'nde (ANKASAM) Afganistan - Pakistan Uzmanı olarak çalışmalarını sürdürüyor. 2013 yılında Kunduz Üniversitesi Hukuk ve Siyaset Bilimi Bölümü’nden mezun olan Dawlatyar, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine devam etmektedir.

Kaynak: Web Özel

Sonraki Haber