AB Yüksek Temsilcisi Borrell: Tüm Afganları ülke dışına çıkaramayız

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Avrupa Parlamentosunun (AP) Dış İlişkiler ve Kalkınma Komitelerinin Afganistan konulu olağanüstü oturumunda yaptığı konuşmada, ülkedeki durumu "felaket ve kabus" olarak niteledi

Son Güncelleme:

Taliban güçlerinin, Afganistan'da kontrolü ele geçirmesinin ardından birçok ülke tarafından başlatılan tahliye operasyonları hız kesmeden devam ederken, Avrupa Birliği'nden (AB), ülkeyi terk etmek isteyen binlerce Afgan'a ilişkin açıklama geldi. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell yaptığı açıklamada, Afganistan'ın başkenti Kabilde yer alan Kabil Havaalanı'nda düzenlenen tahliye operasyonları sırasında binlerce Afgan'ın uçaklara binmek için mücadele etmeye devam ettiğini, fakat AB'nin tüm Afganları ülkeden kurtaramayacağını kaydetti. Borrell, "Tüm Afganları ülke dışına çıkaramayız" ifadelerini kullandı.

BIDEN'IN AÇIKLAMASIYLA TERS DÜŞTÜ: TARTIŞILIR

Afganistan'daki ilk hedef El Kaide ile mücadele olsa da daha sonra odağın modern bir devlet inşa etmeye döndüğüne dikkati çeken Borrell, Biden'ın devlet inşasının hiçbir zaman asıl hedef olmadığı yönündeki söylemine atıfta bulundu ve "Bu tartışılır." dedi.

"Afganistan'da bir devlet inşa etmek için çok şey yaptık." diyen Borrell, bugün gelinen noktada "bir başarısızlıkla karşı karşıya kalındığına ve hatta hedefin bu olmadığının dahi söylendiğine" işaret etti.

Borrell, "Bu ulus inşası operasyonundan öğrenecek çok ders var." ifadelerini kullanarak sadece ABD'nin son 20 yılda günlük olarak 300 milyon dolar harcadığını söyledi.

Taliban'ın iktidarı ele geçirmesi konusunda istihbarat başarısızlığı yaşandığını söyleyen Borrell, AB için çalışan 106 Afgan ve ailesinin tahliye edilerek İspanya'nın başkenti Madrid'e ulaştığını belirtti. Borrell, 300 kişi ve ailesinin ise Kabil'de havaalanında halen beklediğini dile getirdi. En fazla sayıda Afgan'ı kurtarmanın "ahlaki sorumluluk" olduğu vurgulayan Borrell, hepsini almanın ise mümkün olamayacağını kaydetti.

Ayrıca bu kişileri korunmanın ve kurtarılmasına yardım etmenin AB'nin görevi olduğunun altını çizen Borrell, "Bu insanlar uzun yıllardır Afganistan'daki AB çıkarlarını sadakatle desteklediler ve savundular, onları korumak ve mümkün olduğunca çok insanı kurtarmaya yardım etmek bizim ahlaki görevimizdir" dedi.

Açıklamasında, Afganistan'da sahadaki durumun bir "felaket" olduğunu da sözlerine ekleyen Borrell, "Afganistan'da sahada yeni ve acı verici bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu, Afgan halkı, batılı değerler ve güvenirlilik ile uluslararası ilişkilerin gelişmesi için bir felakettir. Öngörülebilir miydi? Önlenebilir miydi? Her durumda, bu bir kabus" şeklinde konuştu.

"ÇİN TALİBAN'I ZATEN TANIDI"

AB Yüksek Temsilcisi, Çin'in halihazırda Taliban'ı tanıdığını, Rusya'nın da tanıyacağını, iki ülkenin de varlığını artıracağını belirterek bunun jeopolitik güç dengesini değiştireceğini ifade etti. "Durumun yeni jeopolitik sonuçlarıyla baş etmek için diplomatik kapasitemizi artırmalıyız ve aynı fikirdeki ülkelerle, özellikle ABD ve İngiltere ile birlik içinde olmalıyız." diyen Borrell, Orta Asya'nın AB için daha önemli bir coğrafya haline geleceğini, bölge ülkeleriyle daha yakından çalışılacağını kaydetti.

Kaynak: AA

Sonraki Haber