Avrupa'nın iki süper menajeri: Jorge Mendes ve Mino Raiola

Avrupa'da iki süper menajer var: Jorge Mendes ve Mino Raiola. İkili arasındaki rekabet büyük. Biri Haaland ve İbrahimoviç gibi yıldızları diğeri ile Ronaldo'yu temsil ediyor. Peki Messi neden iki isimle de çalışmıyor?

Avrupa'nın iki süper menajeri: Jorge Mendes ve Mino Raiola

Avrupa futbolu her zaman rekabetin inanılmaz yoğun olduğu bir arena. Bu rekabet ekonomik olarak artık eskisi kadar mümkün değil. Çünkü Körfez ülkelerinin ve oligarkların 2000’li yıllarla birlikte futbol endüstrisine girmesi ile birlikte inanılmaz bonservis bedelleri havada uçuşmaya başladı.

2017 yılında PSG’nin Neymar için 222 milyon euro bonservis bedeli ödemesi ise piyasanın sonu oldu. Artık ‘iyi’ dediğiniz futbolcuyu almak için 40-50 milyon euroluk bonservis bedelleriyle kapıyı açmanız gerekiyor.

Türkiye’de ise ekonomik sebeplerle bonservis ile oyuncu alma dönemi hemen hemen kapandı. Kulüpler artık genellikle transferin son günlerine yakın kiralık oyuncuları kadrolarına katmaya çalışıyor. Arada sırada ender de olsa Galatasaray’ın bu sene yaptığı gibi umut vaat eden gençlere 6-7 milyon euro ücret teklif edilebiliyor.

Avrupa’da kulüpler bazında en büyük rekabet kuşkusuz Şampiyonlar Ligi için. Bu kupayı müzesine götürmek için satın alınan iki kulüp var: Manchester City ve Paris Saint Germain. İkisi de finali görmesine rağmen kupayı müzesine götüremedi.

BÜYÜK İKİ PORTFÖY

Oyuncuların performans, kulüp sahiplerinin ise harcama rekabeti olurken menajerlerin de en iyi oyuncuları ellerinde tutma gibi rekabeti var. Bu rekabette Avrupa futbolunda iki isim öne çıkıyor. Birisi, Cristiano Ronaldo, Andera Silva, Ruben Neves ve Ederson gibi yıldızları elinde bulunduran Jorge Mendes. Bir diğeri ise Haaland, Pogba, Veratti ve De Light gibi flaş isimleri bünyesinde bulunduran Mino Raiola.

Bu iki menajere en çok ihtiyaç duyan isim yıllar sonra yeniden seçilen Barcelona Başkanı Juan Laporta idi. Laporta Messi’nin takımdan ayrılması öncesinde yeni Barcelona’yı kurmak için iki menajerlerle de yakın mesaide bulundu.

Laporta ve Mendes geçmişte de çok çalıştılar. Deco’yu Porto’dan Barcelona’ya Mendes getirirken neredeyse Cristiano Ronaldo’yu da Katalan ekibine dahil edeceği söylenir.

900 MİLYON POUND'LUK KONTRAT

Jorge Mendes geçen yıl pandemi dolayısıyla yavaşlayan transfer pazarında bile 260 milyon poundluk bir gelir elde etmeyi başarmıştı. Mendes’in hali hazırda süren kontratlarının toplam değeri 900 milyon pound civarında.

Mendes menajerlik şirketi Gestifute’yi 1996 yılında kurmuş ilk transferi ise şu an Tottenham’ın hocası olan Nuno Espirito Santo’yu 2 milyon pound’a Vitoria Guimares’ten Deportivo la Coruna’ya transfer etmek olmuştu.

2001-2010 yılları arasında Mendes, Sporting Lisbon, Benfica ve Porto’nun yaptığı transferlerin yüzde 68’ine imzasını attı.

Komisyon demişken, Mino Raiola’nın Pogba’yı, Juventus’tan Manchester United’a getirirken ödenen 90 milyon pound’dan 18 milyon poundu kendine ayırdığını hatırlamak gerek.

Messi, menajerlik işlerini aile arasında tutuyor. Mendes'le de Raiola ile de çalışmıyor. 

FIFA’nın kayıtlarına göre 2019 yılında profesyonel futbol menajerleri toplamda 500 milyon pound kazanarak tarihin en yüksek komisyon gelirini elde ettiler.

Raiola’nın temsil ettiği oyuncular ile yakın bir ilişki içinde olduğu biliniyor. Zlatan İbrahimovic otobiyografisi ‘Ben Zlatan’ım’ da Raiola ile tanışmaların şöyle anlatıyor: Bir menajere ihtiyacım vardı. Gazeteci bir arkadaşı tavsiye için aradım. Bana Raiola’yı önerdi ama ‘Biraz mafyatik bir tiptir’ dedi. ‘Mafyatik tipler iyidir’ cevabını verdim.

Bir otelin suşi restoranında buluşmak için sözleştiler. İbrahimoviç takım elbiseli bir adam beklerken kot pantolonlu, tişörtlü ve ‘Sopranos dizisindeki gibi göbeği olan’ bir adam içeri girdi.

Selam sabahtan sonra Raiola suşi lokantasında makarna sipariş etti, bir A4 kağıdı önüne koydu. Kağıtta şunlar yazıyordu:

Christian Vieri, 27 maç, 24 gol

Filippo Inzaghi, 25 maç, 20 gol

David Trezeguet, 24 maç, 20 gol

Zlatan Ibrahimović, 25 maç, 5 gol

İbrahimoviç düşünmek için süre istedi. Arabasına giderken Raiola’yı aradı. “Seninle çalışmak istiyorum” dedi. Raiola “Dediklerimi yapacak mısın?” diye sorduğunda tabii ki yanıtını aldı. O saatten sonra Zlatan İbrahimovic bugün bile 42 yaşında durdurulamayan bir futbolcu oldu.

Kaynaklar: Daily Mail, Guardian, Eurosport, Ben Zlatan, Haberglobal.com.tr