Aşırı sağ Avrupa'da darbe almaya devam ediyor: Avusturya'da Kurz dönemi bitti mi?

Aşırı sağ Avrupa'da darbe almaya devam ediyor: Avusturya'da Kurz dönemi bitti mi?

28 yaşında Dışişleri Bakanı, 31 yaşında Başbakan olan Avusturya'nın dahi çocuğu Sebastian Kurz'u zor günler bekliyor. Yolsuzluk suçlaması ile karşı karşıya olan siyasetçi belki de Avrupa'da bir dönemin kapandığına işaret ediyor...

Avrupa’da yükselen milliyetçilik ve sağ akımlar yavaş yavaş yerini farklı yönetimlere bırakıyor gibi gözüküyor. Fransa’da Le Pen’ün ismi uzun süredir anılmazken, Sarkozy siyaset sahnesinden silindi. Almanya’da CDU/CSU ortaklığı tarihin en düşük oy oranlarından alırken, hükümeti liberaller ve solcuların yer aldığı yönetim şekillerdirecek.

Avrupa’da yükselen sağ akımlar özellikle Almanya’da kendine ciddi yer bulmuş, AfD gibi aşırı sağ bir parti bile Alman meclisine girebilmişti. Avrupa’da sağın yükselişinin sembol isimlerinden biri ise Avusturya’da 31 yaşında Başbakan olan Sebastian Kurz’du. Avrupa Halk Partisi’nin lideri Kurz göreve geldiğinde kişisel karizmasıyla Avrupa sağının yeni lideri olarak gösteriliyordu.

Bunların hepsi 6 Ekim 2021 tarihinde değişti. Kurz ve çevresi hakkında 106 sayfalık iddianame hazırlayan savcılık, Başbakan’ın vergi mükelleflerinin parasını politik çıkarları için harcadığını ortaya koydu. Kurz savcılık tarafından şüpheli ilan edilmeden üç gün önce başbakanlıktan istifa etmişti.

Kurz’u istifaya götüren süreçte Covid-19 pandemisini yönetim biçiminin de rol oynadığı düşünülüyor. Orta Avrupa’da farklı siyasi gelişmelerde yaşanıyor. Çek Cumhuriyeti’nde politik değişimler yaşanırken, Polonya da Avrupa Birliği ile sık sık iç politika konusunda görüş ayrılıkları yaşıyor.

Viyana'daki Türk sokağı caddesi. Fotoğraf: Shutterstock

KENDİNE SADIK BİRİ

Araştırmacı Marcus How, Kurz ile Macar lider Viktor Orban arasında büyük benzerlikler olduğunu söylüyor ve bu kişileri ‘illiberal’ demokratlar olarak tanımlıyor. Kurz hakkındaki dava kabul edilse bile hala partisinin başında olduğu ve meclis grubunu yönettiği için, tekrar başbakan olabilir. Sebastian Kurz, başbakan olarak yerine kendisine sadık bir isim olan Alexander Schallenberg’i atadı. Bir sonraki dönemde Putin-Medvedev yöntemi gibi birinin cumhurbaşkanı birinin başbakan olarak yollarına devam edebilecekleri söyleniyor.

24 Ekim itibarıyla partisinin desteği yüzde 23’e inmiş durumda ve Sosyal Demokratlar ile aynı seviyedeler. Kurz beş yıl önce de Avusturya’nın Dış İşleri bakanlığı görevini yaparken kamu fonlarını medya görünürlüğü sağlamak ve kendisinin de üyesi olduğu hükümeti kötü durumda gösterecek anketler hazırlatmak ile suçlanıyordu. Kurz partiye geldiğinde onun gençlik enerjisi sağın tam da istediği şeydi. Sosyal medyayı iyi kullanan ve yaşından dolayı dünyanın bir süre sempati ile baktığı Sebastian Kurz, 2017 yılında Başbakan seçildi.

Başbakan Erdoğan 2014 yılında o dönem 28 yaşında olan Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz ile yaklaşık 1 saat görüşmüştü.  

Brexit yanlıları Facebook, Trump ise Twitter üzerinden fikirlerini yayarken Kurz’un ekibi Whatsapp gruplarındaki sohbetlerle halkın görüşlerini etkilemeyi umuyordu. Kurz’a eskiden yakın olan isimlerden olan Maliye Bakanı Thomas Schmid, siyasi propagandayı basında kamuoyunun fikri gibi göstermenin ‘ustaca bir yatırım’ olduğunu söylemişti. Bu Whatsapp konuşması kaydı da savcının dosyasında yer alıyor.

İHALEYE FESAT VİDEOSU

Savcılığın Kurz’u suçladığı belgelerin büyük bir bölümü 2019 yılında kısa bir dönem koalisyon yaptığı Özgürlük Partisi dönemine ait. Bu koalisyon aynı yıl Rus bir oligarkın yeğeni taklidi yapan bir genç kadına Kurz’un partisi tarafından kamu ihaleleri önerildiği bir videonun ortaya çıkması ile dağılmıştı. Bu olayın ardından Kurz ülkeyi tekrar seçime götürdü ve onu da kazanmasını bildi. Kurz’un Avusturya’da popülaritesi hiç de azımsanacak gibi değil ama yeniden 1 numara olabilir mi bu soru işareti.

Sebastian Kurz her aşırı sağcı Avrupa lideri gibi Türkiye’yi sık sık hedefe alıyor. Çoğu zaman mülteci meselesi ve Türkiye hakkında küstah açıklamalar yapan Kurz geçen yıl yaptığı açıklamada, “Türkiye’ye teslim olursak o zaman iyi geceler Avrupa” açıklamasında bulunmuştu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da 2020’de yaptığı bir açıklamada Kurz’un temsil ettiği ideolojiyi ‘çarpık’ olarak nitelemiş ve “AB ve değerlerine asıl büyük tehdit Kurz’un temsil ettiği çarpık ideolojidir” açıklamasını yapmıştı.

Kurz’un bu ayın başında Türkiye’yi andığı bir konuşmasında Türkiye’den ‘süper güç’ olarak bahsetmesi dikkat çekti.

Yukarıdaki derlemede yer alan bilgilerin önemli bir bölümü Bloomberg Businessweek’te Jonathan Tirone ve Chris Reiter imzası ile yayımlanan ‘ The Fall of Sebastian Kurz Is a Blow to Europe’s Center-Right’ isimli makaleden alınmıştır.

Ek kaynak: AA